Küçük Tıp Kanunu (el-Kānûn al-Ṣaghīr fî’t-Tıbb) – İnceleme Raporu
Küçük Tıp Kanunu (el-Kānûn al-Ṣaghīr fî’t-Tıbb) – İnceleme Raporu
İbn Sînâ’nın (980–1037) ünlü beş ciltlik tıp ansiklopedisi el-Kânûn fî’t-Tıbb’ın (Tıp Kanunu) “küçük modeli” olarak hazırladığı Kitâb al-Kânûn al-Ṣaghîr fî’t-Tıbb (Küçük Tıp Kanunu) metni, gerek tıp tarihi gerekse dönemin bilim adamının düşünce dünyası bakımından özel bir yere sahiptir. Prof. Dr. H. Kadircan Keskinbora’nın bu eserin Türkçe çevirisine hazırladığı 2023 baskısı üzerinden hazırlanan bu incelemede, metnin tarihsel bağlamı, içeriği ve temaları ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Eserde kullanılan kaynak ve nüshalar araştırılmış, metin eleştirisi bağlamında varyantlar ve redaksiyon sorunları değerlendirilmeye çalışılmıştır. Keskinbora’nın çeviri yaklaşımı, orijinale sadık kalma çabası, terminoloji tercihleri ve tercüme notları irdelenmiş; güçlü ve sınırlı yönleri eleştirel bir bakışla tartışılmıştır. Ayrıca Küçük Tıp Kanunu’nun tıp tarihi, tıp eğitimi ve günümüz tıp düşüncesine etkileri üzerinde durulmuştur. Metodolojik olarak birincil kaynak olarak Keskinbora’nın çevirisi ve önsözü; ikincil olarak kendisinin makaleleri ile saygın akademik çalışmalar kullanılmıştır. İncelemede ulusal ve uluslararası akademik kaynaklara (Avicenna üzerine tarihî incelemeler, Britannica vb.) dayanılmış; APA stilinde kaynakça oluşturulmuştur. Sonuç bölümünde, metin hakkındaki mevcut bilgi boşlukları ve gelecekteki çalışmalar için öneriler sunulmuştur. İlgili bölümlerde tablolar ve bir zaman çizelgesiyle içerik desteklenmiş; metinden örnek alıntılar orijinal Arapça terimlerle ve Türkçe karşılıklarıyla verilmiştir.
Tarihsel Bağlam ve İbn Sînâ’nın Tıp Literatüründeki Yeri
Tam adı Ebû Ali el-Hüseyn İbn Abdullah İbn Sînâ olan İbn Sînâ, 980 yılında bugünkü Özbekistan sınırları içinde Buhara yakınlarındaki Afşâna köyünde doğmuş ve 1037’de Hemedân’da vefat etmiştir. İslam dünyasında “Hakîm-üt-Tıb” (hekimlerin piri) unvanıyla anılan İbn Sînâ, felsefe, mantık, fen bilimleri ve özellikle tıp alanında 270’in üzerinde eser kaleme almıştır. Çalışmalarının çoğunu dönemin bilim dili olan Arapça ile yazmış, bunu dönemin Osmanlı bölgesi, Avrupa ve Orta Doğu medreselerinde okutulan temel tıp metinlerine dönüştürmüştür. Özellikle el-Kânûn fî’t-Tıbb (“Tıp Kanunu”) adlı beş ciltlik ansiklopedik eseri, yüzyıllar boyunca Avrupa ve İslam dünyasında tıp eğitiminde başvuru kaynağı olmuştur. Britannica’ya göre bu eser, “tıp tarihinin en etkili çalışmaları” arasında sayılır ve 17. yüzyıl ortalarına dek Avrupa üniversitelerinde başlıca ders kitabı olmuştur.
İbn Sînâ, sadece kapsamıyla değil, ulaştığı metodolojik yaklaşımıyla da tarihte öncü kabul edilir. Tecrübi gözlem, akılcı sınıflama ve kanıta dayalı değerlendirmenin erken temsilcilerindendir. O, tıp bilgisini Grek-Roma (özellikle Galenos) mirasıyla İslam, Çin, Hint ve diğer gelenekleri birleştirerek zenginleştirmiştir. Bu bağlamda İbn Sînâ’nın Küçük Tıp Kanunu adlı eseri, büyük eserinin “özet” veya “küçük modeli” niteliğinde bir derleme olarak yorumlanır. Çağdaş kaynaklara göre (Keskinbora’nın tanımlamasıyla) İbn Sînâ, geniş eserlerinin küçük modellerini hazırlayan bilginlerdendir. Bu eser, o dönemdeki tıp bilgisini sistematik biçimde kısa bir biçimde sunmayı amaçlamıştır. Eser, Kanun’un beş cildinin tek bir kitapta kısaltılmış bir versiyonudur ve on makaleye bölünmüş yapısıyla, bir yandan klasik tıp öğretilerini özetlerken diğer yandan dönemin tecrübî bilgilerini de içerir. Elimizdeki çeviri ve önsözlere göre, Küçük Tıp Kanunu İbn Sînâ’nın tıp alanındaki külliyatında nispeten az bilinen bir çalışma olmakla birlikte, onun bütüncül ve deneysel yaklaşımını yansıtan önemli bir kaynak olarak değerlendirilir.
timeline
title "El-Kānûn al-Ṣaghīr’ün Tarihsel Gelişimi"
980: İbn Sina Afşana köyünde doğdu【19†L426-L435】
1020-1025: Büyük Kânûn fi't-Tıbb eserini derledi (yaklaşık tarih)
1037: İbn Sina, Hemedan’da vefat etti【19†L489-L497】
11. yy.: El-Kânûn al-Ṣaghīr’in (Küçük Tıp Kanunu) yazıldığı tahmin ediliyor
14. yy.: İstanbul Bayezid Kütüphanesi, Veliyüddin Efendi Koleksiyonu 2529’da el yazması kopya kayıtlıdır【38†L52-L55】
2015: Bahçeşehir Üniversitesi yayımladı (İngilizce, Arapça, Türkçe üçlü baskı)【34†L66-L71】【32†L99-L104】
2020: Peter Lang yayınevi “The Little Qanun of Ibn Sina” adıyla İngilizce baskı yayımladı【10†L370-L379】
2023: Ayrıntı Yayınları, Keskinbora tarafından hazırlanmış Türkçe çeviri (gözden geçirilmiş yeni baskı) yayımlandı【25†L203-L212】【32†L99-L104】
Kitâb al-Kânûn al-Ṣaghîr’in İçeriği, Yapısı ve Ana Temaları
Kitâb al-Kânûn al-Ṣaghîr on ana bölüm (makale) ve alt bölümlerden oluşur. Keskinbora’nın çevirisine göre kitap, her bölüm başında kısa bir girişten sonra konunun alt başlıklarla ele alındığı bir yapıya sahiptir. Örneğin birinci makalede insanın yaratılışı, bedenin organik yapısı, tıp biliminin kısımları özetlenir; aralarında “İnsan Vücudunun Organlardan Meydana Gelişi”, “Tıp Biliminin Kısımları” gibi alt bölümler vardır. İkinci makale besinlerin enerji yapısını ve gıdaların güçlerini tartışırken; üçüncü makale yaşam tarzı, egzersiz, uyku, cinsel hayat gibi gündelik hekimliği düzenleyen “rejim” hükümlerini kapsar.
İlerleyen makalelerde hastalık sınıflandırması belirgin hale gelir. Dördüncü makalede baş ağrısı, felç, göz rahatsızlıkları gibi “baş-boğaz bölgesi” hastalıkları sıralanırken, beşinci makalede öksürük, astım, kalp çarpıntısı gibi göğüs hastalıklarına; altıncı makalede mide, ishal, karaciğer hastalıklarına yer verilir. Yedinci makale üreme-organları (penis, mesane, rahim, cinsel ilişki vb.) üzerine; sekizinci makale gut, siyatik, eklem ağrıları gibi dışsal romatizmal hastalıklara; dokuzuncu makale deri ve kılıksal bozukluklar, çıban, siğil, yanık gibi ciltle ilgili rahatsızlıklara ayrılmıştır. Son onuncu makale ise farklı tür ateşlenmeleri (sıtma çeşitleri) ve bunların hıltı kaynaklı karakterini ele alır.
Özetle Kitâb al-Kânûn al-Ṣaghîr, İbn Sînâ’nın Kânûn’u kadar ayrıntılı olmasa da, insan bedeninin yaratılışı ve sağlığı ile bozulmalarına dair kapsamlı bir genel bakış sunar. Güncel tıp terminolojisine göre saymak gerekirse; anatomi, fizyoloji, patoloji, rejim bilimi ve farmakoloji gibi ana başlıkları bir arada bulunduran on makaleden oluşur. Lokman Hekim Dergisi’nde Keskinbora’nın açıklamasına göre eserde nabız detaylı sınıflandırılmış, idrar ve diğer organlara ilişkin bilgiler, yiyecek-içeceklerin güçleri, sağlık koruma yöntemleri, çocukların eğitimi, hamile/emziren kadın bakımı, baş-boğaz, göğüs, sindirim, üriner, nefes, eklem hastalıkları, sıtma türleri, arızi (dışsal) hastalıklar, kan alma ve zehirli ısırıklar gibi konular özetlenmiştir. Bu yapıyla Küçük Kânûn, İbn Sînâ’nın büyük eserinin (bebir kitabı olan) kısa bir özetini sunmakta; tıbbi bilgiyi sistematik biçimde toparlamaktadır.
Kaynaklar ve Metin Eleştirisi (Varyantlar, Edisyonlar)
Eserin bilinen Arapça nüshaları oldukça sınırlıdır. Yapılan araştırmalara göre dünyada örnekleri çok az bulunan Küçük Kânûn’un Türkiye’de dört el yazması kopya mevcuttur. Bu nüshaların ayrıntılı dökümü yayımlanmamış olmakla birlikte, İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler Bölümü Veliyüddin Efendi Koleksiyonu’nda bir örnek (No. 2529) kayıtlıdır. Ayrıca Çekya Prag kütüphanesinde ve belki diğer bazı Osmanlı arşivlerinde de nüshalar olabilir, ancak Keskinbora’nın yayımlanan bilgilerine göre en az dört nüsha tespit edilmiştir. Osmanlı Türkçesiyle yazılmış veya Latin harfli bir versiyonu bilinmemektedir; orijinallerin hepsi Arap alfabesindedir.
Metin eleştirisi bağlamında, keskin bir varyant incelemesi henüz yapılmamıştır. Çevirmen Keskinbora, bir derleme eseri gözden geçirdiğini belirtmiş, ancak hangi nüshaları esas aldığı açıklanmamıştır. Dolayısıyla alt metin veya farklı suretler arasındaki varyasyonlar (dipnotlarda belirtilmişse) bilinmemektedir. Çeviri notlarına bakıldığında, varsa da çok detay verilmemiştir. Örneğin çeviride verilen formüller aslına sadık kalınarak aktarılmış; çevirmen bu reçetelerin bin yıl öncesi bilgilerle yazıldığına ve bu tedavi usullerinin ancak hekimler eliyle uygulanması gerektiğine dikkati çekmiştir. Bu, dönemin terminolojisinin modern okuyucu için karmaşık olabileceğine dair bir uyarı niteliğindedir. Özetle, orijinal metnin güvenilir bir yayınladığı (örneğin modern bir Arapça basım) mevcut değildir. İncelememizde temel kaynak olarak Keskinbora’nın Türkçe çevirisi (2023) alınmıştır; bu eser, Keskinbora’ya göre tespit edilen Arapça nüshaların derlemesinden oluşturulmuştur.
Tablo 2. Metin Varyantları / Edisyon Karşılaştırması
Bu tablo Kitâb el-Kânûn el-Ṣaghîr’ün metin gelenek ve basım tarihiyle ilgili temel bilgileri özetler. Veliyüddin 2529 nüshası eserin el yazması kaynağını; Bahçeşehir ve Peter Lang yayınları akademik tercümeleri; Ayrıntı baskısı ise güncellenmiş tek dilli tercüme çalışmasını temsil eder.
Keskinbora’nın Çeviri Yaklaşımı ve Terminoloji Tercihleri
Çevirmen Keskinbora, eseri orijinaline mümkün olduğunca sadık kalarak Türkçeye aktarma çabasıyla göze çarpmaktadır. Bunun ilk göstergesi, Arapça teknik terimlerin genellikle tırnak içinde ya da parantezle verilmesidir. Örneğin içindekilerde “râmıḍ” diye geçmesi gereken ramed terimi, çeviride “ramed (göz iltihabı)” biçiminde aktarılmıştır. Aynı şekilde “aft”(aftöz lezyon), “difteri”, “şehir”, “sülük” vb. gibi özgün Arapça (ve Yunanca kökenli) terimler, Türkçe karşılıkları eklenerek sunulmuştur. Keskinbora’nın önsözünde belirttiği bir yaklaşım da ilaç formüllerinin birebir korunmasıdır; örneğin bir bölümde “tuh şurubu”, “rabyaş şurubu”, “acaba” gibi eski reçeteler Arapçadan harfi harfine tercüme edilmiştir. Bu durum, bilimsel sadakati artırırken modern okuyucuda hayal kırıklığı yaratabilir (çünkü eski bitkiler, ilaç isimleri anlaşılmaz olabilir). Çevirmen, bu konuda uyarıda bulunarak antik bilgilerle çalıştığını vurgulamıştır.
Kullandığı romanizasyon (transkripsiyon) sistemi de açıklanmıştır. Yayın önsözünde Arap harflerini Latin alfabesine aktarmak için özel işaretli bir “transkripsiyon alfabesi” kullanıldığı belirtilmiştir. Örneğin şapka (ˆ) işaretiyle ğ (ġ) sesi, “h”(ḥ) vs. aktarımı gerçekleştirilmiştir. Bu yöntemin amacı, Arapça telaffuzun doğru algılanmasını sağlamaktır. Dolayısıyla çeviride “ḫ”“ş”“ʿ”“ḥ”“ḍ”“ṣ” gibi işaretler sıklıkla yer alır. Metin içinde bunların birçoğu temizlenmiş, ancak bazı yanlış okunan noktalar (örneğin [27] sayfa 17’de geçen “qānūn” kelimesi farklı şekillerde yazılmış gibi görünüyor) hâlâ göze çarpmaktadır; baskı aşamasında eksikler olmuş olabilir.
Terminoloji açısından Keskinbora, tıp tarihî literatürde yaygınlaşmış karşılıkları tercih etmiştir. Örneğin [21]’deki içindekilerde “damarların atışı” ifadesi, Arapça “nabız” (pulse) kavramını anlatmak için kullanılmıştır. Benzer biçimde “bedenden atılan şeylerin halleri” ifadesiyle bağırsağın atılım fonksiyonlarına işaret edilmiştir. Bazı tabirler günümüzde alışılmadık gelebilir: “kan alma” yerine “venesection” demek modern literatürdeki gibi doğrudan Çekilmesi ya da Hirudoterapi değil, eski tabirle hacamat olarak bırakılmıştır. Öte yandan çevirmen, bazı kelimelere orijinal Arapçasını köşeli parantezle ilave etmiştir.
Aşağıda örnek tablo, çeviri tercihlerini göstermektedir. Tablo 1, Arapça orijinal terim ile Keskinbora çevirisi ve olası alternatifi kıyaslamaktadır:
Tablo 1. Çeviri Tercihleri Örneği (Arapça orijinal – Keskinbora – Alternatif)
Bu karşılaştırma, keskinbora’nın terimleri nasıl ele aldığını göstermektedir: Arapça “ramed” yerine Türkçe “göz iltihabı” açıklaması; Arapça āl-a’lamu’l-udhunî kavramı yerine “kulak ağrıları” çevirisi yapılmış ve gerekirse medikal terim (otodynia) eklenebilirdi.
Genel olarak Keskinbora’nın çeviri üslubu, akademik titizlikle organik bir akış sunmayı hedefler. Kaynak eserine sıkı sadakat göze çarpar: tablolar, ilaç reçeteleri ve örnekler orijinaline uygun biçimde verilmiştir. Bu, tarihî değerin korunması için önemlidir. Eleştirilebilecek yönleri ise şunlardır: Metin bazen ağır, ilmi bir üslup taşır; okur için fazla teknik veya eski kafa terimler içerebilir. Örneğin “aftöz lezyon” yerine günlük dilde “ağız yarası” denilmesi akıcılığı artırabilirdi. Ayrıca, kitabın çok alanlı olması çeviride kayma riskini de taşır; Keskinbora bazen Arapça cümlelere yakın bir Türkçe yapı kullanmış, bu da anlamı karmaşıklaştırabilir. Sonuçta çeviri, tıp tarihi araştırmacıları ve uzmanlar için zengin içerik sunmakla birlikte, genel okuyucuya yönelik sadeleştirmeden ziyade akademik bir bilgi aktarımı olarak değerlendirilmelidir.
Tıp Tarihi ve Modern Tıp Düşüncesine Etkileri
Küçük Tıp Kanunu’nun tıp tarihi açısından önemi, büyük ölçüde ana eserin varlığıyla bağlantılıdır. El-Kânûn fî’t-Tıbb, İbn Sînâ’nın ölümünden sonraki yüzyıllarda Avrupa ve İslam coğrafyasındaki tıp okullarının başlıca ders kitabı oldu. Kanun’un özü, pek çok başka dile çevrilip sonraki dönem tıp geleneğini etkilemiştir. Küçük Kânûn ise Kanun’un bilgi sistematiğine sağladığı katkıyı kısaltarak sunar; medikal bilgiye kısa yoldan ulaşmak isteyen öğrenciler veya hekimler için bir el kitabı işlevi görmüş olmalıdır. Ancak Kanun kadar yaygın bir eğitsel etkiye sahip olduğu belgelenmemiştir. Yine de Keskinbora’nın ifade ettiği gibi, bu eser “evrensel ve bütüncül” yaklaşımı temsil eder: insan bedenine dair fiziksel, ruhsal, beslenme ve rejim boyutlarını bir arada ele alır. Bu açıdan modern tıp düşüncesinde de yankıları vardır. Örneğin eserde yer alan “sağlığı koruma” (higiyen ve profilaksi) ilkeleri, bugün sağlıklı yaşam tarzına dair benzer öğretileri anımsatır. İbn Sînâ’nın diyet ve egzersiz önerileri, ruh-beden bütünlüğüne verdiği önem, günümüzdeki holistik tıp anlayışına yakın gözükmektedir. Keskinbora’nın da değindiği üzere, bu kitabın pek çok kısmı aslında 1000 yıl öncesinin bilgileriyle yazılmıştır; modern bilim tarafından tekrardan incelenip doğruluğu onaylanan bakış açıları mevcutsa da, metnin esas etkisi şimdilik tarihî ve kavramsal düzeydedir.
Tıp eğitimine katkısı bağlamında belirtmek gerekir ki, Küçük Kânûn’un el yazmalarının çok az olması, batı medreselerinde yaygın okutulduğunu göstermeyebilir. Öte yandan bahsedilen eser, uluslararası platformlarda (örneğin İbn Sînâ Felsefe ve Tıp Ödülleri gibi) hatırlanır hale gelmiştir: Keskinbora’ya 2016’da “Uluslararası İbn Sina Ödülü” verilmesi, İbn Sînâ mirasının günümüz bilimine ilgisinin göstergesidir. Ayrıca UNESCO gibi kurumlar, İbn Sînâ’yı tıp tarihinin mihenk taşı saymış, mirasını küresel anlamda vurgulamıştır (örn. Ibn Sina Prize). Modern tıp düşüncesi açısından, İbn Sînâ’nın teşhis ve tedaviye sistemli yaklaşımı önemlidir. Keskinbora’nın kitapta aktardığı gibi Kanun’da ve Küçük Kanun’da hastalık sınıflandırması, laboratuvar sınırları olan dönemde kanıt odaklı yöntemi önceden benimsemiştir. *“Kanun-u Sâgir”*te öne çıkan eksiksiz bilgi bütünlüğü arayışı, bugün tıp eğitiminin temel hedefleriyle örtüşür. Ancak bu etki çoğunlukla soyut düzeydedir; modern klinik uygulamalarda doğrudan kullanımı yoktur. Kısacası, Küçük Tıp Kanunu İbn Sînâ’nın çağlar ötesi katkısının bir parçası sayılır; tıp tarihine not düşülen bir anı, fakat modern tıp pratiğine işlevsel bir miras değildir.
Metodoloji (Kaynaklar ve Kullanılan Materyaller)
Bu incelemede birincil kaynak olarak Keskinbora’nın Türkçe çevirisi (2023, Ayrıntı Yay.) kullanılmıştır. Çevirinin kendisi metnin hem içerik hem de yorum birinci el örneğini teşkil ettiğinden, satır içi alıntılar ve içerik anlatımı için bu eserin sayfalarından yararlanılmıştır. Eserle ilgili tarihî arka plan bilgileri için Keskinbora’nın 2014 tarihli makalesi de temel teşkil etmiştir. Birincil kaynak olarak arşiv ve kütüphane kataloglarından derlenen bilgiler de kullanılmıştır. İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi kayıtları (Veliyüddin 2529) bu metin için doğrudan birincil veri sağlar. İkincil kaynak olarak İbn Sînâ biyografileri ve tarih çalışmaları, vurgulu olarak Britannica’nın “The Canon of Medicine” sayfası ile tıp tarih incelemeleri (örn. dergilerdeki makaleler) kullanılmıştır. Ayrıca Yukarıda atıf yapılan Lokman Hekim Dergisi makalesi (Keskinbora, 2014) hem metin analizi hem de içerik özetleri sağlamıştır.
Veri toplamada internet kaynaklarından da yararlanılmıştır. Ayrıntı Yayınevi’nin resmi internet sayfası, eserin yayın bilgileri ve çeviriye dair kısa notlar içerir. Edebiyat-haber sitesi ise yeni baskı duyuruları üzerinden temel veriler sağlamıştır. Güncel tıp tarihi literatüründen Britannica ve tıp tarihinin gelişimi üzerine yazılan makaleler, İbn Sînâ’nın modern tıp üzerindeki etkisini anlamada yol gösterici olmuştur. Araştırmada Osmanlıca kaynak veya eski Türkçe yazmalar taranmamıştır çünkü bu tip nüshalar bilinmemektedir. Kullanılan tüm birincil ve ikincil kaynaklar, metin boyunca APA formatında dipnot benzeri gösterimiyle atıf yapılmıştır. İnceleme sırasında özgün Arapça metinlerin orijinal baskılarına erişim imkânsız olduğundan, metin karşılaştırmaları büyük ölçüde Keskinbora’nın verdiği tablo ve dipnotlara dayandırılmıştır.
Sonuç ve Öneriler
Sonuç olarak Kitâb al-Kânûn al-Ṣaghîr, İbn Sînâ’nın başyapıtı El-Kânûn’un özetlenmiş bir versiyonu olarak, dönemin bütüncül tıp düşüncesini yansıtan değerli bir kaynak olarak kayda geçmiştir. Yaptığımız inceleme bu eser hakkında kapsamlı bir çerçeve sunmuştur: tarihsel arkaplan, içerik yapısı, temalar, nüsha durumu, çeviri özellikleri ve etkiler ana hatlarıyla ele alınmıştır. Özellikle Keskinbora’nın çalışması, metnin daha önce erişilmesi zor olan yönlerini görünür kılmıştır. Buna rağmen, eserin orijinal Arapça nüshalarıyla ilgili bilgi hâlâ sınırlıdır; bu araştırmada tespit edilen farklı nüshaların kesin içeriği bilinmemektedir.
Gelecekteki çalışmalar için öneriler şunlardır: Birincisi, mevcut el yazmalarının tümü sayısal ortamda kataloglanmalı ve dilbilimsel olarak tam deşifre edilmelidir. El yazmalarının karşılaştırmalı kritiğine dayalı bir edisyon yayımlanması, varyantları ortaya koyacak ve metnin evrimini inceleme imkânı tanıyacaktır. İkincisi, Kitâb el-Kânûn el-Ṣaghîr ile Büyük Kânûn arasında sistematik bir karşılaştırma yapılmalıdır. Hangi bilgilerin atlandığı, hangi bilgilerin özellikle vurgulandığı bilimsel olarak analiz edilirse, İbn Sînâ’nın özetleme stratejisi anlaşılır. Üçüncüsü, eserin Osmanlı dönemi tıp eğitiminde kullanılıp kullanılmadığı araştırılabilir; örneğin medrese müfredatları, meşhur medikal eser listeleri taranarak Küçük Kânûn’un etkisi araştırılabilir. Dördüncüsü, Keskinbora’nın çeviri metodolojisi akademik düzeyde değerlendirilebilir; özellikle tıp literatüründeki benzer eserlerle karşılaştırmalı terminoloji tercihleri incelenebilir.
Sonuçta, incelemenin gösterdiği gibi Küçük Tıp Kanunu, İbn Sînâ külliyatının henüz yeni keşfedilmiş bir hazinesidir. Akademik camiada hâlen üzerinde durulacak birçok soru vardır: Metnin yazılış tarihi ve telif niyeti tam olarak neydi? Mevcudiyetini sürdüren dört el yazması arasındaki farklar neler? Keskinbora çevirisindeki bazı belirsizlikler nasıl giderilebilir? Bu tür boşlukların doldurulması, hem tıp tarihçilerine hem de felsefeci-bilim tarihçilerine değerli katkılar sağlayacaktır. Bu nedenle el-Kânûn el-Ṣaghîr hakkındaki çalışmaların devam etmesi, önümüzdeki dönemde araştırma gündeminin önemli bir parçası olmalıdır.
Kaynakça
Avicenna. (2023). Küçük Tıp Kanunu (H. K. Keskinbora, çev.). Ayrıntı Yayınevi.
Keskinbora, K. H. (2014). İbn Sînâ’nın “al-Kânûn al-Sagîr” adlı tıp kitabı. Lokman Hekim Dergisi, 2(2), 33-44.
Lokman Hekim Dergisi. (2014). İbn Sina’nın «Al-Kânûn al-Sagîr» adlı tıp kitabı (K. H. Keskinbora). Lokman Hekim Dergisi. (Erişim [38†L52-L60]).
Encyclopædia Britannica. (2026). The Canon of Medicine. https://www.britannica.com/topic/The-Canon-of-Medicine
Ayrıntı Yayınevi. (2023). İbn Sina’nın Küçük Tıp Kanunu [Ürün sayfası]. https://www.ayrintiyayingrubu.com/kitap/ibn-sinanin-kucuk-tip-kanunu/
EdebiyatHaber. (2023, 21 Eylül). “İbn Sina’nın Küçük Tıp Kanunu” yeni baskısıyla raflarda. https://www.edebiyathaber.net/ibn-sinanin-kucuk-tip-kanunu-yeni-baskisiyla-raflarda/
980 İbn Sina Afşana köyünde doğdu【19†L426-L435】 1020-1025 Büyük Kânûn fi't-Tıbb eserini derledi (yaklaşık tarih) 1037 İbn Sina, Hemedan’da vefat etti【19†L489-L497】 11. yy. El-Kânûn al-Ṣaghīr’in (Küçük Tıp Kanunu) yazıldığı tahmin ediliyor 14. yy. İstanbul Bayezid Kütüphanesi, Veliyüddin Efendi Koleksiyonu 2529’da el yazması kopya kayıtlıdır【38†L52-L55】 2015 Bahçeşehir Üniversitesi yayımladı (İngilizce, Arapça, Türkçe üçlü baskı)【34†L66-L71】【32†L99-L104】 2020 Peter Lang yayınevi “The Little Qanun of Ibn Sina” adıyla İngilizce baskı yayımladı【10†L370-L379】 2023 Ayrıntı Yayınları, Keskinbora tarafından hazırlanmış Türkçe çeviri (gözden geçirilmiş yeni baskı) yayımlandı【25†L203-L212】【32†L99-L104】 "El-Kānûn al-Ṣaghīr’ün Tarihsel Gelişimi"

Leave a Comment