Pierre Hadot’da Sokrates: İroni, Ruhani Egzersiz ve Felsefenin Bir Yaşam Biçimi Olarak Yorumu





Kitabın Adı:
Sokrates’e Övgü   
Yazar             :
Pierre Hadot 

Çevirmen:
Sayfa:
48 
Cilt:
Ciltsiz 
Boyut:
13,5 X 21 
Son Baskı:
23 Temmuz, 2026 
İlk Baskı:
23 Temmuz, 2026 
Barkod:
9786253894689 
Kapak Tsr.:
Editör:
Kapak Türü:
Karton 
Yayın Dili:
Türkçe 
 
 
Orijinal Dili:
Fransızca 
 
Orijinal Adı:
Éloge de Socrate   


Pierre Hadot’da Sokrates: İroni, Ruhani Egzersiz ve Felsefenin Bir Yaşam Biçimi Olarak Yorumu

Pierre Hadot’un Éloge de Socrate (Sokrates’e Övgü) adlı eseri, Sokrates’i tarihî bir figür olarak yeniden inşa etmek yerine, Platona göre idealleştirilmiş paradoksal bir bilge olarak ele alır. Hadot’a göre Sokrates’in “bilmemeyi” (cehaletini) kabul edişi ve kullandığı ironik üslup, öğrencilerini kendilerini tanımaya sevkeden ruhani egzersizler niteliğindedir. Hadot, felsefenin bir yaşam biçimi olduğunu, filozofun esasında kendi hayatını bir tartışma konusu yaptığı bir dönüşüm süreci olduğunu vurgular. Bu bakış açısıyla Hadot, Sokrates’in Platon’un Sempozyum’undaki tasvirine odaklanır ve aynı çizgiyi Kierkegaard ile Nietzsche yorumlarıyla birleştirir. Hadot’un yaklaşımı, Sokrates’i salt öğretileriyle değil, davranışları, tutkuları ve “maskesi”yle de tanımaya çalışır. Bu incelemede Hadot’un temel tezleri adım adım irdelenip özgün antik kaynaklarla karşılaştırılacak; çağdaş akademik tartışmalarda ortaya konan destekler ve eleştiriler ele alınacaktır.

Giriş: Tez Sorusu

Sokrates’in felsefe tarihindeki yeri, her dönemde merak konusu olmuştur. Hadot, Sokrates’i anlama çabalarını Éloge de Socrate ile çağdaş tartışmaya taşımıştır. Bu çalışmanın temel sorusu şudur: Pierre Hadot, Sokrates’i nasıl yorumlamaktadır ve bu yorum, birincil antik metinlerdeki ve diğer çağdaş yaklaşımlardaki Sokrates imgesiyle ne ölçüde örtüşmektedir? Bu soruyu cevaplayabilmek için Hadot’un yöntemi, tarihsel bağlamı ve temelde savunduğu felsefi iddialar derinlemesine incelenecektir. Çalışma, Hadot’un Sokrates yorumunu Platon, Ksenofon ve Aristophanes gibi kaynaklarla karşılaştıracak; ayrıca Hadot’un “felsefe yaşam biçimidir” tezi ışığında Sokrates’in ruhani pratiği meselesini değerlendirecektir.

Literatür Taraması

Hadot öncesinde Sokrates’le ilgili pek çok araştırma yapılmıştır. Yunan filozoflarının yaşamı üzerindeki belirsizlik üzerine klasik çalışmalar arasında O. Gigon ve A. Patzer’in editörlüğündeki derlemeler sayılabilir. Bununla birlikte, Hadot’un yaklaşımı, Sokrates’i salt tarihî bir şahsiyet değil, antik felsefe geleneğinde dönüm noktası yapan bir simge olarak görür. Droit’ye göre, Hadot Sokrates’in bilinen bütün yönlerini “köklü bir şüphecilikle yeniden sorgular”; Éloge de Socrate’ta “malûm her şeyin ötesinde bir rahatsızlık veren açıklayıcı” olarak sunar. Bu bakışa destek veren çağdaş çalışmalar da vardır. Örneğin Loraine Oliveira (2016), Hadot’un Sokrates’i “Silen ve Eros maskeleri” konseptiyle analiz ettiğini gösterir. Oliveira’ya göre Hadot, Sokrates’in hem kaba ve buldozer bir yanı (Silen maskesi) hem de eros dolu öğrenme süreci (Eros maskesi) olduğunu vurgular. Öte yandan, bazı eleştirmenler Hadot’un Sokrates yorumunu “müphem” bulmuştur. IEP (Internet Encyclopedia of Philosophy) makalesi, Hadot’un Sokrates’i antik felsefe için biçimlendirici bir modele dönüştürdüğünü öne sürerken, eleştirel gerçekçilikten çok idealize edici olduğunu ima etmektedir. Diğer yandan, özellikle Türkiye’de Mustafa Dikmen (2025) gibi araştırmacılar Hadot’un felsefe-anlayışını benimser; Dikmen, Sokrates üzerinden felsefenin varoluşçu ve ruhani alıştırma yanını vurgular. Literatürde bu tartışma Hadot’u destekleyen ve ona muhalif duran iki eğilim arasındadır. Bu çalışmada, Hadot’un özgün tezine sadık kalarak, hem onu onaylayan hem de eleştiren yaklaşımlar incelenecektir.

Hadot’un Sokrates’e Övgü Metni Üzerine Yakın Okuma

Hadot’un Éloge de Socrate kitabı, aslında 1974’te Eranos Konferansı’nda sunulan bir makalenin geliştirilmiş hâlidir. Kitabın ilk cümleleri şunu belirtir: “Tarihi Sokrates’i tanımlamak son derece güç, hatta imkânsızdır”. Hadot, Plato, Ksenofon ve Aristophanes’in Sokrates hakkındaki sözlerinin (“teşhislerinin”) Sokrates’i “dönüştürdüğünü, idealize ettiğini, bozulttuğunu” yazar. Yani tarihteki Sokrates, bu metinlere göre ancak tahayyül edilebilir; gerçek Sokrates’in bulunduğunu söylemek zor. Hadot bu noktada, “gerçek Sokrates’i bulmak önemli değil, çünkü esas önemli olan idealleştirilmiş Sokrates’tir” der. Hadot, bu idealleşmiş Sokrates’i Platon’un Sempozyum (Banquet) metni üzerinden inceler. Girişinde, Sokrates’in görünüşünün “şaşırtıcı, muğlak, rahatsız edici” olduğunu vurgular. Aristophanes’in ve Ksenofon’un Sokrates tasvirleriyle Plato’nun tasviri arasındaki farklar bir yana, Hadot için önemli olan banquet’daki Sokrates figürüdür. Bu figür, Kierkegaard ve Nietzsche gibi çağdaş filozofların da dikkate aldığı “ironik ve paradoksal” bir bilgedir.

Metnin bölümlerini incelediğimizde öne çıkan temalar şunlardır:

  • Silene Maskesi ve İroni: Hadot’a göre Sokrates’in fizikî çirkinliği ve çarpık yüz görünümü, aslında Silen (dionysosçu komedi figürü) imgesinin yansımasıdır. Platon’un Sempozyum’unda Alkibiades’in Sokrates’i bir Silene benzettiği pasajdan yola çıkarak Hadot, Sokrates’in dış görünüşünün “bir maske” olduğunu söyler. Sokrates, Nietzsche’nin Alacakaranlık’ında da olduğu gibi, bu “maskesini” başkalarına ayna tutmak için kullanır. Okuyucuya göre Hadot, Sokrates’in sinir bozucu ironisini (feigned ignorance, alçakgönüllülük vb.) Silen’in kabuğuna benzetir. Nitekim kitapta Sokrates’in kendini “bilmezken bilge” gibi göstermesi bu bağlamda ele alınır: Hadot, “[Sokrates’in] dış görünüşü saf bir Silen maskesi… Saplantılı tutku, anlamsızlık bu maskenin içini doldurur” gibi tasvirlerde bulunur. Sonuçta Sokrates’in metinsel anlamda yazılı bir bıraktığını değil, bütün etkisini konuşmalarıyla sağladığını vurgular: “Sokrates kendini öyle iyi gizlemiştir ki, tarihte sonsuza dek bir maske takılmıştır. Kendi hayatıyla felsefe yapmıştır, yazdığı hiçbir şey yoktur”.
  • Eros Maskesi ve İçsel Dönüşüm: Hadot için Sokrates’in bir diğer yüzü “Eros maskesi”dir. Bu bölümde Sokrates, Platon’un Sempozyum’unda eros’e aracılık eden bir figür olarak ele alınır. Hadot’a göre Sokrates, diyaloglarında karşısındakilere aşk yoluyla bilgelik sevgisini öğretir. Bir yandan cehalet rolü oynarken, diğer yandan soru sorma biçimiyle muhatabını derin bir içsel sorgulamaya davet eder. Bu süreç Hadot’a göre bir tür ruhani alıştırmadır: Sokrates, öğrencisinin ruhunda rahatsızlık (alectio) uyandırarak onu negatif tutumlardan arındırır. Bu tema doğrudan Hadot’un genel felsefi projesine bağlıdır; zira o, antikçağda felsefeyi “yaşamı dönüştüren bir egzersiz” olarak görür. Son bölümünde Hadot, bu yönü desteklemek için Kierkegaard ve Nietzsche’nin Sokrates okumalarına atıfta bulunur. Özetle Hadot’a göre Sokrates’in diyalektiği, cevap verme veya hakikat bulma değil, kişiyi kendi hayatının muhasebesini yapmaya sevk eden bir “spiritual exercise”dir.
  • İroni ve Sokrates’in Rolü: Kitabın bu temalar üzerine yoğunlaşan kısımlarında Sokrates’in ikili doğası (cehalet/bilgelik, maske/açıklık) detaylandırılır. Hadot, Sokrates’in kasti alçakgönüllülüğünü ve başkalarını meydan okumaya zorlayan tavrını “pedagojik hile” olarak niteler. Tartışma boyunca, Sokrates’in konuşmalarının “dış zarının” (feigned ignorance, espri, şaka) altta yatan “içsel gerçek”e (erdem bilgisinin doğurtulması) hizmet ettiğini gösterir. Bu bağlamda, filozof ve muhatap arasında kurulan diyaloğun “gerçek konusu”nun aslında muhatap kendisi olduğuna işaret eder. Dolayısıyla Hadot, Sokrates’i muhakeme yoluyla değil, ızdırap ve çelişki yaratarak dönüşüm yaratmaya çalışan bir figür olarak sunar .

Bu bölümler Hadot’un temel argümanlarını oluşturur. Gerek Sokrates’in görünüşü, gerekse onun özgün eğitici yöntemi detaylı bir biçimde işlenmiştir. Hadot’un bu analizlerinde, örneğin “Sokrates hiçbir yazılı eser bırakmamış, tek başına diyalogla kalmıştır” şeklindeki tespitleri, Sokrates’in hem tarih öncesi hem de tarih sonrası yorumlarını etkiler.

Analiz ve Eleştiri

Hadot’un Sokrates yorumu, yukarıdaki bölümde görüldüğü gibi çok katmanlıdır. Değerlendirmemizde şu noktalar öne çıkar:

  • Tarihî Realite vs. İdealleştirme: Hadot, Sokrates’in tarihî kişiliğini yeniden yapılandırmaktan ziyade, felsefi bir figür olarak onun gelenek içindeki işlevini sunmayı seçer. Bu tutum, eleştirmenlerce hem övgüyle hem de eleştiriyle karşılanır. Droit, buna benzer bir kaygıyla Hadot’u Sokrates’in “ötesini” görme çabasında yazdığını belirtirken, diğerleri (örneğin ilkçağ felsefe uzmanları) tarihsel Sokrates’e daha fazla odaklanmak gerektiğini savunabilir. Gerçekten de Platon’un Apology veya Ksenofon’un Savunma (Apologia) metinlerinde Sokrates kendini basitçe “Midilli bilgesi” ilan ederken, Hadot bu söylemleri genelleştirmekten kaçınır. Onun için Sokrates’in en önemli özelliği salt öğretileri değil, yaşama dair tutumudur.
  • İroni ve Kendini Saklama: Hadot’un Sokrates’imgeleminde, alaycı tavır ve maskeler merkezi önemdedir. Bu bakış Plato ve Nietzsche gibi düşünürlerin Sokrates temsilini referans alır. Ancak bazı çağdaş araştırmacılar (örneğin analitik geleneğe yakınlar), bu ironiyi daha çok argüman geliştirmede bir yöntem (Sokratik diyalektiğin parçası) olarak ele alır. Hadot’un Silen imgesine dayalı yorumunu, örneğin Gregory Vlastos ve takipçileriyle karşılaştırabiliriz: Vlastos, Sokrates’in bilgelik çocuğu doğurtan ebenin rolüne vurgu yapar ve ironiyi epistemik amaçlar için kullanılmış bir yöntem olarak görür. Hadot ise Sokrates’in ironisini daha çok varoluşsal bir uyarı aracı olarak yorumlar. Bu açıdan Hadot, Sokrates’i “sorgulayıcı öğretmen” olarak gören geleneksel yorumdan farklı bir yerde konumlandırır.
  • Sokrates ve Felsefe-anlayışı: Hadot’un Sokrates analizi, bütünüyle felsefenin “bir yaşam biçimi” olduğu iddiasına bağlıdır. Bu noktada çağdaş destekçiler (Dikmen, Oliveira, Saunders vd.) büyük oranda hemfikirdir. Öte yandan, bazı eleştirmenler bu yaklaşımı aşırı genelleyici bulabilir; örneğin Sokrates’in bilgeliğine dair parasözlerini salt ahlâkî pratikten ziyade bilginin değeri üzerine bir tartışma olarak okuyanlar da vardır. Ancak çoğumuz için Hadot’un orijinal katkısı, Sokrates’in “yaşamın dönüştürücü gücü”nü vurgulamasıdır. Diğer bir deyişle, Hadot’un Sokrates yorumunda ilkel hedef, bilişsel bilgi kazandırmak değil, muhatabın kendini keşfetmesidir. Le Monde yazarı Roger-Pol Droit’in de belirttiği gibi, Hadot Sokrates’i “kendi varoluşsal bulmacasıyla baş başa bırakan bir sekteci” olarak sunar. Bu bakış, klasik Sokratik soruların ötesinde bir perspektif sunar; ama tartışmaya açık bir yaklaşımdır.
  • Antik Kaynaklarla Uyum: Hadot’un Sokrates imgesi esas olarak Platon’un eserlerine dayanır. Platon Sempozyum’unda Alcibiades’in naklettiği “Sokrates silenlere benzer” ifadesi ile Aristophanes’in Bulutlar’daki Sokrates karikatürü gibi unsurlar metne serpiştirilmiştir. Hadot’un yorumunda, Platon’un Sokrates’i sadece “bilmediğini söyleyen bir bilge” olarak değil, bir karizmatik dönüştürücü olarak okuduğu görülür. Ksenofon’un daha ılımlı portresine Hadot pek yer vermez; Aristophanes’in düşmanca yorumunu ise Sokrates’in halk imajını göstermesi açısından referans olarak kullanır. Sonuçta Hadot’un Sokrates’ine doğrudan Platonik diyaloglar renk verirken, diğer antik kaynaklar daha arka plandadır.

Hadot ve Diğer Yaklaşımlar Üzerinden Karşılaştırma

Aşağıdaki tabloda, Hadot’un Sokrates yorumu ile Gregory Vlastos ve Michel Foucault gibi iki farklı düşünürün Sokrates perspektifleri karşılaştırılmıştır:

Özellik

Pierre Hadot

Gregory Vlastos

Michel Foucault

Sokratik cehalet

Sokrates bilmediğini bilinçli biçimde kabul eder;

Sokrates’in cehaleti, diyalog için teknik bir

Sokrates’in kendi cehaleti daha az vurgu edilir;

 

bu, muhatabı kendi cehaletini keşfetmeye iter

yöntem olarak görülür (Sokratik ebe görevi).

önemli olan “kendine bakma” ve kendini dönüştürme.

Diyalog/midwife

Diyalog, bir ruhani egzersiz; amaç fikir doğurtmak değil, karşıdakini yaşamını sorgulamaya çekmek.

Sokratik diyalog teorik bilgi üretim aracıdır;

Foucault genellikle “parresia” üzerinden, Sokrates’in insanları

 

 

Sokrates bilgiyi öbürlerine doğurur (midwife).

gerçeği söylemeye ve bireyin kendisiyle yüzleşmesine teşvik ettiğini vurgular.

İroni ve maskeler

Sokrates’in dış görünüşü Silen maskesi gibidir; ironik davranışı ortaya çıkışında bir araçtır.

İroni, Sokratik sınama (testing) ve öğretim yöntemi;

Foucault Sokrates ironisini eğitimsel teknikten ziyade,

 

 

Temel bakış felsefi eşitliği sağlamak üzerinedir.

etik ve politik iktidar bağlamında ele alır.

Felsefe-yaşam ilişkisi

Felsefe tümüyle yaşam biçimidir; Sokrates bu modelin ilk örneğidir.

Felsefe bir sistem inşasıdır; Sokrates bilgi teorisyeni olarak görülür.

Felsefeyi “kendine bakma” pratiği olarak görür (Sokrates’te bu öncüdür).

Öğretici rolü

Sokrates, muhatabına yaşamının özüne iner; “kendini tanı” öğüdü ön plandadır.

Sokrates, erdem bilgisi öğretmeye çalışır; amacını bilişsel çabayla sınar.

Sokrates, bireyi iktidar/politika ilişkilerinden korumak için kadere karşı uyanık kılar.

Yukarıdaki tabloda da görüldüğü gibi, Hadot’un Sokrates yorumu daha mistik-ego-vekâr (“kendini bulma”) odaklıdır; Vlastos daha klasik ‘bilgi ve erdem öğretisi’ perspektifini temsil eder. Foucault ise Sokrates’i esas olarak “doğruluk arayışı ve bakım meselesi” bağlamında ele alır.

Sokratik Felsefe Anlayışı İçin Çıkarımlar

Hadot’un Sokrates analizi, antik felsefenin bir bütün olarak yorumlanışını etkiler. Öncelikle, “felsefe yaşam biçimidir” düsturunu destekler: Sokrates’te görülen pratik bilgelik vurgusu, sonraki stoacı, epikürcü, Yeni Platoncu düşünürlerde de temel bir ilke olmuştur. Hadot’un ışığında, Sokrates yalnızca soru soran bir filozof değil, toplumun normlarına karşı radikal bir tutum takınan bir “yaşam temsilcisi”dir. Bu yaklaşım, Sokrates sonrası geleneklerde de etkisini gösterir: Platon’da felsefi okulun kapısının yeni öğrenciler için açılmasını sağlayan Sokratik protrepsis, Epiktetos’da içsel bakış pratiğine dönüşür. Sonuç olarak Hadot’un çalışması, Sokrates’in tarihsel rolüne yeni bir anlam yükler ve felsefeyi salt soyut öğretiden çıkartıp bireysel değişim ve etik eylem aracı olarak gösterir. Bu bağlamda, Sokrates’in Antik Yunan’da ortaya çıkışının “felsefeyi başlatan dönüm noktası” olduğu Hadot’a göre doğrulanır.

Sonuç

Pierre Hadot’un Sokrates’e Övgü çalışması, Sokrates’i yeniden anlamak için alışılmış kalıpların dışına çıkar. Üslubunun ironisi, cüretkarlığı ve erdem öğütleriyle Sokrates’in eskiçi (soğacı) bir öğretmen değil, yaşamı dönüştüren bir bilge olduğu vurgulanır. Analizimizde Hadot’un bu bakış açısını hem antik kaynaklarla hem de modern yorumlarla karşılaştırdık. Klasik kaynakların metinlerindeki Sokrates’in temsilleri Hadot’unkinden farklı olsa da, Hadot’un seçtiği Platon pasajları ve çağdaş filozof analizleri, Sokrates’in felsefesinin “yaşam tarzı” yönüne dair tutarlı bir resim sunmaktadır. Sonuç olarak, Hadot’un yaklaşımi felsefe tarihine uzun erimli bir katkı getirir: Okuyucuya, Sokrates üzerinden felsefeyi sadece akli bir disiplin değil, varoluşsal dönüşüm pratiği olarak düşünme imkânı verir. Bu nedenle Hadot, Sokrates’i yalnızca antik bir figür olarak değil, tüm felsefeyi besleyen bir simge olarak yorumlamış ve bu sayede felsefenin özüne dair özgün bir perspektif ortaya koymuştur.

Kaynakça

·         Plato, Sokrates’in Savunması (Apologia Socratis), MÖ 4. yüzyıl. (Birincil kaynak)

·         Plato, Şölen (Symposium), MÖ 4. yüzyıl. (Birincil kaynak)

·         Xenophon, Sokrates’in Savunması (Apologia), MÖ 4. yüzyıl. (Birincil kaynak)

·         Xenophon, Anıları (Memorabilia), MÖ 4. yüzyıl. (Birincil kaynak)

·         Aristophanes, Bulutlar (Νεφέλαι), MÖ 423. (Birincil kaynak)

·         Plutarch, Sokrates Üzerine Sözler (Moralia), MS 100 civarı. (Birincil kaynak)

·         Pierre Hadot, Éloge de Socrate, Paris: Allia, 1998 (11. baskı 2025). (Hadot’un temel eseri; Sokrates yorumu)

·         Pierre Hadot, Sokrates’e Övgü, çev. M. Öcal, İstanbul: Alfa, 2026. (Türkçeye ilk çeviri)

·         Pierre Hadot, Philosophie comme manière de vivre, Paris: Albin Michel, 2001. (Hadot’un felsefe yaşam biçimi anlayışı üzerine mülakatları)

·         Pierre Hadot, Exercices spirituels et philosophie antique, Paris: Institut d’études augustiniennes, 1993. (Ruhani egzersizler kavramının işlendiği temel eser)

·         Pierre Hadot, Qu’est-ce que la philosophie antique?, Paris: Flammarion, 1995. (Antik felsefe anlayışını özetleyen çalışma)

·         Loraine Oliveira, “The Figure of Socrates according to Pierre Hadot”, Revista Archai, No. 18 (2016), s.291-316. (Hadot’un Sokrates yorumunu analiz eden çağdaş çalışma)

·         Mustafa Dikmen, “Pierre Hadot’nun Felsefe ve Filozof Algısı: Teori ve Pratik Arasında Ruhani Alıştırmalar”, Kaygı, c.24, s.1 (2025), s.317-334. (Türkçe makale; Hadot’un ruhani alıştırmalar vurgusunu inceler)

·         Roger-Pol Droit, “Éloge de Socrate” de Pierre Hadot, Le Monde, 22 Ağustos 2025. (Fransızca gazete yazısı; Hadot’un Sokrates yorumuna genel bakış)

·         Internet Encyclopedia of Philosophy (IEP), “Pierre Hadot”, [c.2020]. (Anglophone kaynak; Hadot’un fikirlerini özetler)

Tablo: Başlıca Birincil ve İkincil Kaynaklar
| Yazar/Derleyen | Eser | Yıl | İlgisi | |

| Plato | Apologia Socratis | MÖ 399 | Sokrates’in idam savunması (antik tanıklık) | 

| Plato | Symposium | MÖ 380 | Sokrates’i “silene benzetmesi” dahil öğretiler | 

| Xenophon | Apologia Socratis | MÖ 370 | Sokrates’in savunmasına ikinci bir anlatım | |

 Xenophon | Memorabilia | MÖ 370 | Sokrates’in etrafındaki öğrencilerle anılar | 

| Aristophanes | Nefelai (Bulutlar) | MÖ 423 | Sokrates’in alaycı karikatürü (tragikomik bakış) | | Plutarch | Moralia (Socrates’a Ait Sözler) | MS 100 | Sokrates söylemlerinden alıntılar | 

| Pierre Hadot | Éloge de Socrate | 1998 | Sokrates’in felsefe tarihindeki rolüne dair analitik inceleme | | Pierre Hadot | Sokrates’e Övgü (çev. M. Öcal) | 2026 | Éloge de Socrate’un Türkçe çevirisi | 

| Pierre Hadot | Exercices spirituels et philosophie antique | 1993 | Ruhani egzersizler kavramının ortaya konduğu temel eser | | Pierre Hadot | Qu’est-ce que la philosophie antique? | 1995 | Antik felsefenin tanımı ve yöntemleri üzerine temel açıklamalar | 

| Loraine Oliveira | “The Figure of Socrates according to Pierre Hadot” | 2016 | Hadot’un Sokrates yorumunu inceleyen makale (İng.) |

 | Mustafa Dikmen | “Hadot’nun Felsefe ve Filozof Algısı” (Kaygı c.24/s.1) 

| 2025 | Hadot’un düşüncesini Türkçe bağlamda ele alan çalışma | 

| Roger-Pol Droit | Le Monde (makale) | 2025 | Hadot’un Éloge de Socrate kitabına yönelik değerlendirme |

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.