Betül Çotuksöken’in Antropontolojinin Işığında Eğitim Felsefesi Üzerine Akademik Bir İnceleme Giriş


 

Kitabın Adı:
Antropontolojinin Işığında Eğitim Felsefesi Felsefenin Gör Dediği 3   
Yazar             :
Betül Çotuksöken

Çevirmen:
  
Sayfa:
432 
Cilt:
Ciltsiz 
Boyut:
13,5 X 19,5 
Son Baskı:
12 Şubat, 2026 
İlk Baskı:
12 Şubat, 2026 
Barkod:
9786253894016 
Kapak Tsr.:
Editör:
Kapak Türü:
Karton 
Yayın Dili:
Türkçe 
 
 
Orijinal Dili:
 
 
Orijinal Adı:
    


Betül Çotuksöken’in Antropontolojinin Işığında Eğitim Felsefesi Üzerine Akademik Bir İnceleme

Giriş

Antropontoloji, Betül Çotuksöken’in geliştirdiği bir kavram olup, insan-ontolojisini (insan-varlıkbilgisini) ifade eder. Çotuksöken’e göre “insanın nasıl bir varlık olduğunu, onun söylemini ya da tarihselliğini ihmal etmeden varlığın bilgisine olan yönelimi ifade eden” bu kavram, felsefenin temel disiplinlerinden biridir[1][2]. Başka bir ifadeyle, Çotuksöken’de felsefe ancak insan varoluşuyla “kendisi” olur; insanın arada kalmışlığını kavramak felsefenin özünü teşkil eder[3][2]. Eğitim felsefesi bağlamında antropontoloji, insanın ontolojik durumu ve eğitilebilirliği üzerine yeni bir bakış açısı sunar.

Eğitim felsefesinin doğası; eğitimin amaçları, süreçleri, değerleri ve idealleri üzerinde düşünür[4][5]. Örneğin Günay’a göre eğitim felsefesi, eğitimin ne olduğu, niçin ve nasıl yapıldığının mantıksal olarak gerekçelendirilmesiyle ilgilenen bir disiplindir[5]. Bu kapsamda felsefe ve eğitim iç içe geçer. Çotuksöken’in çalışmasında da eğitim olgusu, metafelsefi, sistematik ve tarihsel felsefi çerçevede ele alınarak kapsamlı biçimde incelenir[6]. Bu yaklaşımla, eğitimin sadece teknik bir aktarım süreci değil, insanın ne olduğu ve ne olabileceği sorusu ekseninde değerlendirilmesi amaçlanır. Çotuksöken’in Antropontolojinin Işığında Eğitim Felsefesi adlı eseri, “Felsefenin Gör Dediği” üçlemesinin son kitabı olarak, eğitimi felsefi bir perspektiften yeniden anlamaya çalışır[6]. Bu doğrultuda aşağıda antropontolojik bir bakış açısıyla eğitim felsefesinin temelleri, özgün katkılar ve eleştirel boyutları ele alınacaktır.

Gelişme

İnsan Varlığının Eğitilebilirliği Üzerine Ontolojik Temeller

İnsanın eğitilebilirliği sorununa ontolojik bakış, insanın doğasıyla ilgilidir. Aristoteles’e göre insan, toplumsal bir hayvan olduğundan ancak toplum ve devlet içinde iyi bir yaşama kavuşabilir; bireyin amacı da iyi bir yaşamdır[7]. Bu çerçevede eğitim, insanın toplumsal varoluşunu ve erdemini geliştirmesi için zorunlu görülmüştür. Aristoteles, iyi bir yurttaşın yetiştirilmesinin devletin en önemli işlerinden biri olduğunu savunur[7]. Ona göre insan doğası gereği sosyal bir varlık olduğu için, yetkinliğe yalnızca içinde yaşadığı toplumla ulaşabilir[8]. Bu antik anlayış, insanın eğitilebilirliğinin temelinde hem akli hem de toplumsal yapısının yattığını gösterir.

Buna karşıt olarak, Locke’un empirist yaklaşımı insan zihnini doğuştan boş bir levha (tabula rasa) olarak görür[9]. Locke’a göre insan, bilgiye dışarıdan gelen duyum ve deneyim yoluyla ulaşır, zihinde önceden gelen bilgiden ziyade öğrenilen vardır[9]. Bu bakımdan eğitim, deneyime dönük pratik etkinliklerle bireyin gelişimini sağlar. Yani eğitilebilirliğin ontolojik temeli, hem Aristoteles’in doğuştan gelen toplumsal niteliğinde hem de Locke’un sonradan edinilen bilginin öneminde aranabilir. Her iki görüşte de insanın doğası, eğitim gerekliliğinin belirleyicisidir.

Çotuksöken’in antropontolojik çerçevesinde ise insan varoluşu “arada kalmışlık”la tanımlanır[2]. İnsanın, dış dünya – düşünme – dil ekseninde tarihsel özne olarak konumlanması, hem ontolojik hem de eğitsel bir yatırıma işaret eder. İnsan, ne tamamen doğanın ne de tamamen öznel bir düşüncenin ürünü olup ikisi arasında kalmıştır. Bu “arada olma” hali, öğrenmeye ve eğitime açık bir yapı oluşturur. TÜBİTAK yazarı Günay’ın belirttiği gibi “insanoğlu yalnız eğitim yoluyla insanlaşabilir”[10]. Başka bir ifadeyle eğitim, bireyin varoluşunu şekillendiren en temel süreçtir. Bu ontolojik bakış açısına göre, insanın eğitilebilirliği, onun doğal potansiyellerinin kültürel olarak geliştirilmesine açıktır. Bu perspektif çerçevesinde antropontoloji, insanın doğası ve eğitilebilirliği sorununu yeniden ele alarak, eğitim felsefesinde temel bir disiplin konumuna yükselir[11][2].

Özgürlük, Etik, Sorumluluk ve Kültürel Bilinç Ekseninde Eğitimin Felsefi Anlamı

Eğitim, bireyin özgürleşmesi ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesiyle sıkı ilişkilidir. İlden ve Dombaycı’ya göre eğitim süreci, bireylerin doğru-yanlışı ayırt etme, adil olma ve sorumluluk alma gibi etik değerleri içselleştirmesini sağlar[12]. Bu değerler geliştikçe, birey toplum içinde uyumlu biçimde yaşayabilecek bilinç düzeyine ulaşır. Kant da eğitimin nihai amacının bireyin ahlaki gelişimini sağlamak, yani onu ahlaki yasalar çerçevesinde hareket eden bir varlığa dönüştürmek olduğunu vurgular[13]. Dolayısıyla eğitim, yalnızca bilgi aktaran değil, aynı zamanda etik ve sorumluluk bilinci oluşturan bir süreçtir.

Eğitim felsefesi bağlamında özgürlük konusu da önem kazanır. Özgür düşünce ve özgürlük, eğitim yoluyla geliştirilir; bireyin özerk karar verebilme kapasitesi, eleştirel düşünme yoluyla kuvvetlenir. Örneğin, Almanya’daki felsefe müfredatında insan doğası, özgürlük, adalet ve haklar gibi temel etik kavramlar işlenir; öğrenciler bu konuları eleştirel bir bakışla tartışmayı öğrenirler[14]. Bu uygulama, felsefe ve etik eğitiminin öğrencilerde özgürlük ve sorumluluk bilincini pekiştirmeyi amaçladığını gösterir. Benzer şekilde, Çotuksöken’in antropontolojik yaklaşımı da eğitimi, bireyin kendi varoluşunu sorgulamasını ve irade sahibi olmasını sağlayan bir süreç olarak görür. Özgür bireyler ancak etik değerlere dayalı bir eğitimle biçimlenebilir; aksi takdirde eğitim yalnızca teknik bir bilgi transferine dönüşür.

Kültürel bilinç ekseni ise eğitimin temel taşıdır. İnsanın kültürel bir varlık olarak gelişimi, nesilden nesile aktarılan değer ve bilgiyle mümkün olur. Demirhan’ın vurguladığı gibi, insanlık “varlığını sürdürme çabası içinde sağladığı kültür birikimi ile gelecek kuşaklara eğitim olanakları sunmuştur”[15]. Dolayısıyla eğitimin felsefi anlamı, kültürel mirasın korunması ve yenilenmesidir. Eğitim, kültür aktarımı yapar; ancak Çotuksöken’e göre bu aktarım mekanik değil diyalogicidir. Eğitim sırasında insan, kendi tarihini ve kültürel deneyimini yeniden yorumlayarak bireysel ve toplumsal bilince ulaşır. Bu insanlaşma süreci, eğitim yoluyla gerçekleşir; eğitim şekil verdiği insan karakteridir[10]. Böylece eğitim yalnızca bilgi aktarımı değil, insan olmayı öğrenme ve insan kalabilme sürecidir.

Betül Çotuksöken’in Özgün Katkıları ve Çağdaş Yaklaşımlarla Karşılaştırma

Çotuksöken’in Antropontolojinin Işığında Eğitim Felsefesi kitabı, eğitimi çok katmanlı bir felsefi perspektifle incelemesi bakımından özgün bir yaklaşım sunar. Kitabın tanıtımına göre yazar, eğitimi “metafelsefe, sistematik felsefe, felsefe tarihi, uygulamalı felsefe” arka planında tartışarak, eğitimin tüm boyutlarının görülmesini sağlamayı amaçlar[6]. Bu bağlamda metafelsefi düzeyde eğitim felsefesinin ne olduğu; sistematik bağlamda eğitim felsefesinin kavram ve soru ağları; tarihsel ve pratik boyutuyla ise eğitim uygulamalarının evrimi ele alınmıştır[6]. Böylece Çotuksöken, eğitimi salt pedagojik bir olgu olarak görmek yerine, derin ontolojik ve etik boyutlarıyla irdeleyen bir çerçeve önerir.

Antropontolojik perspektifin eğitime uygulanması, Çotuksöken’in özgün katkılarındandır. O, eğitimi “insanın ne olduğu ve ne olabileceği sorusu” ile ilişkilendirir. Bu anlayış, modern eğitim yaklaşımlarının kimi zaman teknik ve işlevsel tutumlarının ötesine geçer. Örneğin Montessori, Waldorf gibi yöntemler çocuğa özgür gelişim ortamları sağlama hedefi güderken, Çotuksöken’in bakışı insanı ontolojik bir proje olarak görmekte; bireyin varoluşsal potansiyelini açığa çıkarmayı öncelikli kılmaktadır. Kitap tanıtımında da belirtildiği üzere, Çotuksöken “sorunları ve imkânları aynı anda değerlendiren”, geçmişi ve geleceği kapsayan özgün bir yaklaşım sergiler[16]. Bu yaklaşım, çağdaş eğitim teorilerinin sınırlarının ötesine geçerek, insanın felsefi temellerine dayalı bir eğitim vizyonu ortaya koyar.

Öte yandan, eğitimde eleştirel düşünme ve birey olma süreçleri Çotuksöken’in vurguladığı ana temalardandır. Eğitimde sadece ezberci bilgi aktarımına karşı çıkan yazar, öğrencinin sorgulayan, düşüncelerini özgürce ifade eden bir birey olarak yetişmesini savunur[12][14]. Bu bağlamda, Freirevari bir insanlaşma sürecinden bahsedilebilir: Eğitim, insanı özgürlüğe ve toplumsal farkındalığa yönlendirerek insanlaştırır ya da aksine etkileyebilir. Çotuksöken, fenomene yönelik bu eleştirel tutumla, pedagojik uygulamaları değerlendiren felsefi bir boyut kazandırmıştır. Ayrıca, antropontolojik yaklaşımı insan felsefesi ve varoluşçulukla da ilişkilendirir; eğitimde sadece nicelik değil, insanın varoluşsal “insanlaşma” süreci ön plana alınır.

Eğitimde Eleştirel Düşünme, Birey Olma ve İnsanlaşma Süreci

Eğitimde eleştirel düşünme, bireyin kendini gerçekleştirmesi ve demokratik toplumun kurulması için vazgeçilmezdir. Küresel olarak eğitim programları, öğrencilere etik konular, özgürlük ve sorumluluk bağlamında eleştirel düşünmeyi öğretmeyi hedefler[14]. Çotuksöken de antro¬pontolojik bakışla, öğrencinin sadece verilen bilgiyi tekrarlayan değil; sorgulayan, hayata dair anlamlar arayan bir birey olması gerektiğini savunur. Böylece eğitim, bireyin düşünsel bağımsızlığını geliştirir.

Birey olma süreci ise eğitimin insani yönüdür. Antropontoloji, bireyin arada kalmışlık durumunda kendi varoluşunu anlamlandırma çabasıdır. Eğitim bu süreçte, bireye kendi tarihini, dilini ve kültürünü sorgulama imkânı sunar. Çotuksöken’in yaklaşımında eğitim, bireyi kalıplar dışına çıkarıp özgün bir özne haline getirir. Bu, modern eğitim teorilerindeki “özgürleşme” ve “kendini gerçekleştirme” vurgularıyla paralellik gösterir.

Son olarak insanlaşma (insanlaşma) süreci, eğitimin en derin anlamıdır. Eğitim, insanı insan yapan etik ve kültürel erdemleri kazandırır. TÜBİTAK Ansiklopedisi’ne göre “insanoğlu yalnız eğitim yoluyla insanlaşabilir” ve “eğitim, hangi şekle sokarsa insan odur”[10]. Bu görüş, Çotuksöken’in antropontolojisinde de yankı bulur: Eğitim, insanı şekillendiren, onun haysiyetini inşa eden bir süreçtir. Eğitimle beslenen insan, kendi özünde erdemli, bilinçli ve özgür bir varlık olur.

İnsan Felsefesi, Varoluşçuluk ve Fenomenoloji Bağlamında Antropontolojik Bakış

Anthropontolojik yaklaşım, genel anlamda insan felsefesi ve varoluşçu-fenomenolojik geleneğe dayanır. Fenomenolojide Husserl ve Heidegger gibi düşünürler insan deneyiminin özünü ve varoluşsal durumunu araştırırken; antropontoloji de benzer şekilde insan-özneliğini merkeze alır. Örneğin Heidegger, varlık analizini “Dasein” üzerinden yaparken, Çotuksöken antropontolojide insanın hem dış dünyayla hem iç dünyayla ilişkisini inceler. Varoluşçular ise insanın özgür seçimleri ve anlam yaratma çabası üzerinde durur. Bu çerçevede Çotuksöken’in çalışması, eğitimi insanın bu varoluşsal özelliklerini açığa çıkaran bir yol olarak kavramsallaştırır. Eğitim felsefesinde fenomenoloji ve varoluşçuluğun altını çizdiği bilinçli deneyim, bireysel sorumluluk ve anlam arayışı, antropontolojik bakışta temel eksenlerdir. Bu nedenle, Çotuksöken’in antropontolojik eğilimli yaklaşımı, modern eğitim teorilerinde sıkça ihmal edilen bu derin boyutlara dikkat çekmekte ve insanı eğitimin merkezine koymaktadır.

Sonuç

Betül Çotuksöken’in Antropontolojinin Işığında Eğitim Felsefesi kitabı, eğitim felsefesi literatürüne antropolojik-ontolojik bir perspektif ekleyerek önemli bir katkı sunar. Yazar, eğitimin amacını ve değerini insanın kendine özgü varoluşsal koşulları ışığında yeniden yorumlar. Kitap, eğitim felsefesini yalnızca bilgi aktarımı olarak değil, insanın özgürleşme, etikleşme ve kültürel bilinçlenme süreci olarak ele alan özgün bir yaklaşımı temsil eder[16][10]. Bu bağlamda, antropontoloji kavramı eğitimin ontolojik ve etik temellerini görünür kılar ve öğrenci-öğretmen ilişkisinin ötesinde insan varoluşunun tüm yönlerini düşünmeye sevk eder.

Eleştirel bir değerlendirme yapıldığında, kitabın titizlikle oluşturulmuş kapsamlı bakış açısı öne çıkarılmalıdır. Özellikle eğitimin metafelsefi, sistematik ve tarihsel yönleriyle aynı anda ele alınması, özgün ve ayrıntılı bir çerçeve sağlar[6]. Bununla birlikte, oldukça teorik bir disiplin kuramı olan antropontolojinin pratik eğitim politikalarına uygulanması veya somut öğretim yöntemlerine dönüştürülmesi üzerine daha fazla örnek ve tartışma eksik olabilir. Ancak kitap, genelde her bir eğitim modelinin arkasında yatan insan tasavvurunu sorgulayarak yeni ufuklar açar.

Sonuç olarak, Çotuksöken’in antropontolojik eğitim felsefesi, insan varlığı, özgürlük, etik ve kültür ekseninde eğitimin anlamını derinlemesine irdeleyerek eğitim düşüncesine önemli bir katkı yapar. Kitap, filozoflar için olduğu kadar eğitimciler ve sosyologlar için de düşünsel zenginlik içeren bir başvuru kaynağıdır. Eğitimin özne ve nesne olarak insana odaklanması gerektiğini savunan bu yaklaşımla, eğitim felsefesinde kapsayıcı ve eleştirel bir vizyon geliştirilmesi teşvik edilmektedir.

Kaynakça

·         Başok Diş, S. B. (2021). Aristoteles felsefesinde birey ve devlet açısından eğitim meselesi. SEFAD, 45, 337-354.

·         Çotuksöken, B. (2023). Antropontoloji ya da İnsan-Varlıkbilgisi – Felsefenin Gör Dediği 1. Alfa.

·         Çotuksöken, B. (2026). Antropontolojinin Işığında Eğitim Felsefesi – Felsefenin Gör Dediği 3. Alfa.

·         Demirhan, G. (2003). Kültür, eğitim, felsefe ve spor eğitimi ilişkisi. Spor Bilimleri Dergisi, 14(2), 92-103.

·         Günay, D. (t.y.). Eğitim felsefesi. TÜBİTAK Sosyal Bilimler Ansiklopedisi.

·         İlden, A., & Dombaycı, M. A. (2024). Eğitimde etik değerler ve felsefi temelleri: Öğrencilere etik değerlerin kazandırılması. Uluslararası Sosyal Bilimler ve Eğitim Dergisi – USBED, 6(11), 367-382.

·         Mustafa, C. (?). John Locke ve eğitim. (Eğitim Araştırmaları Dergisi) (Yayın tarihi bulunamadı). (Not: Locke’un eğitim görüşleri için bkz. Cihan, M. çalışması.)


[1] [2] [11] Antropontoloji Ya Da İnsan - Varlık Bilgisi / Felsefenin Gör Dediği (Betül Çotuksöken) Fiyatı, Yorumları, Satın Al - Kitapyurdu.com

https://www.kitapyurdu.com/kitap/antropontoloji-ya-da-insan-varlik-bilgisi-felsefenin-gor-dedigi/649373.html?srsltid=AfmBOorGbT2vPg3rCHf6fIpeainOf10kemqhp2mAAM8Af9vlTdCg3qw1

[3] Antropontoloji ya da İnsan-Varlıkbilgisi • Felsefe • Notos Kitap

https://notoskitap.com/kitap/betul-cotuksoken-antropontoloji-ya-da-insan-varlik-bilgisi/?srsltid=AfmBOopuoasJDTQ0tM9TEXL270oYOQO7TMEhEIkoi_ormF4yoyvYMbnH

[4] Eğitim felsefesi - Vikipedi

https://tr.wikipedia.org/wiki/E%C4%9Fitim_felsefesi

[5] [10]  EĞİTİM FELSEFESİ Ansiklopediler - TÜBİTAK

https://ansiklopedi.tubitak.gov.tr/ansiklopedi/egitim_felsefesi

[6] [16] Antropontolojinin Işığında Eğitim Felsefesi - Felsefenin Gör Dediği 3 (Betül Çotuksöken) Fiyatı, Yorumları, Satın Al - Kitapyurdu.com

https://www.kitapyurdu.com/kitap/antropontolojinin-isiginda-egitim-felsefesi-felsefenin-gor-dedigi-3/746303.html?srsltid=AfmBOopgRbpwA2Ko_O_XuGUWTYoyBu5M7QIoAXDw24sCafz4JIsw-Wcm

[7] [8] dergipark.org.tr

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1792606

[9] Microsoft Word - 11_173-178

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/31980

[12] [13] [14] Eğitimde etik değerler ve felsefi temelleri: Öğrencilere etik değerlerin kazandırılması

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4055806

[15] Spor Bilimleri Dergisi » Makale » KÜLTÜR, EĞİTİM, FELSEFE VE SPOR EĞİTİMİ İLİŞKİSİ

https://dergipark.org.tr/tr/pub/sbd/issue/16413/171506

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.