Bağlantısallık Paradigması: Mekanistik Bilimden Ağ Temelli Düşünceye Geçiş
Bağlantısallık Paradigması: Mekanistik Bilimden Ağ Temelli Düşünceye Geçiş
Türker Kılıç’ın Yeni Bilim:
Bağlantısallık – Yeni Kültür: Yaşamdaşlık başlıklı eseri, bilime ve topluma
mekanistik yaklaşımların yerine bağlantısallık (network) temelli
bütünselliği ve yaşamdaşlık kültürünü (insanın diğer canlılarla eşit
düzeyde ortak var oluşu) koyan bir popüler bilim çalışmasıdır[1][2].
Kılıç, insan beyninin üstün olduğu görüşünü eleştirerek “en yetkin bilgi işleme
sisteminin yaşamın kendisi” olduğunu; tüm varlıkların bilgi ağlarıyla ilişkili
olduğunu savunur[3][2].
Kitapta Descartes-Bacon-Newtoncı determinizm eleştirilip, Schrödinger’den
Maturana-Varela’ya uzanan bağlamsal evrimsel görüşler kullanılır[4][5].
Kılıç, hastalık deneyiminden yola çıkarak bilgi ve veriden öte bağlantısallık
modelinin insanlık için yeni bir bilimsel paradigma ve bu paradigmanın
getireceği “yaşamdaşlık” kültürü önerisi olduğunu vurgular[6][2].
Bu makalede Kılıç’ın yaklaşımı,
bağlantısallık kavramının bilinen bilimsel literatürde nasıl ele alındığıyla
karşılaştırılacak, literatür taramasıyla benzer akademik çalışmalar incelenecek
ve kitabın güçlü ve zayıf yönleri eleştirilecektir. Tezimiz: Kılıç’ın önerdiği
bağlantısallık paradigması, karmaşıklık bilimi ve ekolojik bütünsellik
yaklaşımlarının bir türevi olmakla birlikte özgün sözcükler (“yaşamdaşlık”)
üretmesi bakımından ilgi çekicidir. Ancak kavramsal atıfları ve kanıtları yer
yer açıklanmamış olup, metodolojik olarak daha derin eleştiri ve ampirik destek
gerektirmektedir.
Tez ve Literatür
İncelemesi
Yeni bilim paradigmasıyla bağlantısallık fikri, kompleks sistemlerin
doğasını anlamaya yönelik literatürde son yıllarda öne çıkmaktadır. Kılıç’ın
“bağlantısallık bilimi” olarak adlandırdığı yaklaşım, kavramsal olarak network
science ve sistem teorisindeki ortak alt yapıya dayanmaktadır[7][8]. Örneğin
Parsons ve ark., farklı disiplinlerde “bağlantısallığı” karmaşık sistemlerin
yapısal ve işlevsel ilişkilerini tanımlayan bir kavram olarak ele almış;
karmaşık sistemlerin birbiriyle etkileşen çok katmanlı ağlardan oluştuğunu
vurgulamışlardır[7][9]. Benzer
şekilde, Horn (2008) eğitim bilimleri bağlamında kompleksite kuramına dayanarak
yeni bilim paradigmasının pozitivizmin temel varsayımlarını sorguladığını ve
nicelikçi bilimlere ek olarak “nitelik bilimi”nin gerekliliğini öne sürmüştür[8]. Bu
yaklaşımlar, Kılıç’ın “bağlantısallık matematiği” dediği,
tümdengelim/tümevarımdan sonra üçüncü bir metodoloji olarak önerdiği düşünceyle
örtüşmektedir[10][11].
Kılıç’ın kitabında sıklıkla vurguladığı holistik bakış açısı da bilim
tarihindeki holizm akımlarına paraleldir. Rosen ve ark. (2018) ecological
complexity bağlamında, canlı sistemleri özyaratım (autopoiesis) ilkesiyle
ele alıp parçaları toplamından öte bütünsel özelliklerine dikkat çekmiştir[5]. Rosen’a göre
bir sistem karmaşık ise makine modeliyle açıklanamaz ve bütünün
parçaların toplamından fazla yeni özellikleri vardır. Nitekim Kılıç da
Schrödinger’in “Hayat Nedir?” kitabından esinle “bütünün aritmetik
toplamından fazlası” olarak yaratıcılık/zeka kavramını tanımlamıştır[12][5]. Kültürel ve
toplumsal bağlamda ise Hird (2010), simbiyoz ve ortak evrim teorisi üzerinden
insanın doğadan ayrıştırılamayacağını ve doğa/kültür ikileminden kopuşu
savunmuştur. O da bakterilerin simbiyotikleri aracılığıyla özerk birey
anlayışını ve “insan merkezcilik” ideolojisini sorgulamış; Kılıç’ın “insanın
yaşam için olduğu” vurgusuna benzer biçimde türler arası bağlantıları
vurgulamıştır[13][2].
Özetle mevcut literatür, karmaşıklık teorisi, ağ bilimleri, özyaratım
sistemleri ve ekolojik bütünsellik temelli yeni bilim paradigması savlarını
içerir. Kılıç’ın yaklaşımı bu akımları popüler düzeyde sentezler: O da pozitif
bilimlerin determinist bakışı yerine bağlantısallık ile bütünselliği
öne çıkarmakta, yaşamı bir bilgi ağı olarak görmekte ve antroposentrik
paradigmayı reddetmektedir[7][2]. Bununla
birlikte, Kılıç’ın dilinde yeni türetilmiş terimler (“yaşamdaşlık”) bulunmakta,
bu da onu literatürdeki diğer yaklaşımlardan farklılaştırmaktadır.
Kuramsal Çerçeve
Bu çalışmanın kuramsal çerçevesi, üç temel teori ve kavrama dayanır:
(1) Ağ ve Kompleksite Teorisi – sistemlerin parçalar yerine ilişkilerle
karakterize edildiği anlayışı[7][8]; (2) Otopoiesis ve Dinamik Bütünsellik
– canlıların kendi bütünselliklerini “kendinden yaratma” süreçleriyle
sürdürdüğü görüşü[5][14]; (3) Ekolojik Bütüncül Bakış/Yaşamdaşlık
– insanın doğanın parçası olduğu, türler arası işbirliğinin ve simbiyozun
merkezi olduğu paradigmalar (Hird 2010 ve Haraway vb. yaklaşımlar)[13][2]. Bu çerçeveye göre bağlantısallık,
karmaşık sistemlerin temel bir özelliği olup, ilişkisel bir bütünselliği ortaya
koyar. Kompleks sistemlerde parçaların etkileşimi yeni nitelikler doğurduğu
için, nedenselliğin yukarıdan aşağıya ya da tek odaklı olmadığı kabul edilir[5][13]. Kılıç’ın tezine göre, entelektüel ve
sosyo-kültürel açıdan bu yeni paradigma, bilimin ve toplumun “dönüşmesine”
olanak tanımaktadır[3][2].
Kitabın İçeriği ve
Metodolojisi
Kılıç’ın kitabı, Descartes – Bacon – Newton mekanik paradigmasına bir
eleştiriyle başlar. Athenaum incelemesine göre, ilk bölüm “Mekanik Doğa
Anlayışı”nı tasvir eder; burada Descartes’ın zihin-beden ayrımı ile Bacon’un
bilimsel yöntem anlayışı aktarılır[4]. Ardından
Schrödinger’in 1943 tarihli What is Life? kitabı referans alınarak,
klasik fiziki yaklaşımla biyolojik olguların sınırları tartışılır[4][5]. Devamında
“Bağlantısal Bütünsellik” kavramı tanıtılır; bu bölümde konektom (beyin
ağları), Laniakea (galaksiler ağı), epigenetik değişim gibi örneklerle bilgiyi
ilişki ağları içinde ele alma yaklaşımı öne çıkarılır[7]. Ayrıca
verinin (ham bilgi) ile bilginin (anlam) farkına dikkat çekilir; büyük verinin
anlamlandırılması için bağlantısal modellemelerin gerekliliği vurgulanır.
“Özyaratım (Autopoiesis)” adlı bölümde Maturana–Varela otopoiesisiyle benzer
bir fikir olarak beynin ve yaşamın kendini yenileyen sistemler olduğu
anlatılır; burada merak ve akış (flow) halleri üzerinden öğrenme dinamiği
incelenir[15][16]. Son
bölümde ise “Yaşam için İnsan” başlığıyla, yeni paradigmada insanın rolü
sorgulanır: İnsan artık bir “yaşamın parçası” olarak algılanır; “insanın yaşam
için olduğu” değil, “yaşamın insan için olduğu” fikriyle hiyerarşi reddedilir[2][13].
Kılıç’ın metodolojisi deneysellik veya matematiksel modellemeler yerine
tarihsel-karşılaştırmalı bir sentez olarak değerlendirilebilir. Kitapta
geniş bir yelpazede (fizik, biyoloji, sinirbilim, sosyoloji, felsefe) örnekler
ve alıntılar kullanılmış; ancak bunlar genellikle popüler düzeyde verilmiştir.
Bölüm düzeni kronolojik (geleneksel bakıştan yeni bakışa geçiş) ve tematik
(bütünsellik, otopoiesis, yaşamda insan) bir yapı izler. Çok sayıda kaynağa
doğrudan atıf verilmemiş olması, akademik bir monografi yerine popüler bilim
kitabı özelliklerini göstermektedir. Kitabın bilimsel metodolojik katkısı,
birincil çalışmaların sentezi değil, var olan birikimin bir araya getirilerek
yeni kavramlarla sunulmasıdır.
Argümanların Eleştirisi
Türker Kılıç’ın esas iddiası, insan-merkezci mekanik bakış açısının
yerini, tüm varlıkların eşdeğer ilişkiler ağında görüldüğü bir perspektife
bırakması gerektiğidir. Bu bağlamda kitap güçlü motivasyonlar sunar: “Yaşam
için insan” düşüncesinin tersine, “insanın yaşam için olduğu”
ifadesiyle türler arası eşitlik vurgusu yapılır[2]. Bilim ve toplum meseleleri bağlamında
bu iddia, güncel ekolojik krizlere dikkat çeker ve yeni bir etik-politik
çizgiyi tartışmaya açar. Bunun gibi güçlü yönler şunlardır:
- · Bütünsellik Eğilimi: Kılıç, bilim tarihinde az yer alan bütünsellik vurgusunu gündeme getirir. “Beyin, evrenin mikrokozmosudur” türünden benzetmelerle farklı ölçeklerde benzerlikleri öne çıkarır[3]
-
. Schrödinger’in “bu bütünü aritmetik toplamından fazla kılan fazlalık nedir?”
sorusunu kullanması, yaşam olgusunun gizemine işaret etmesi bakımından
etkilidir[12][5].
- ·
Bağlantısal Görüş: Modern sinirbilim ve big data çağında ağ yaklaşımının önemini
vurgulaması, güncel bilimselliğe uyumludur. Roland Barabási gibi
araştırmacıların “ağ bilimleri” bulgularını hatırlatan yaklaşımı, farklı
disiplinleri bir köprüde toplama iddiasındadır[7].
- ·
Halk Bilimi Üslubu: Karmaşık kavramları (otopoiesis, epigenetik, sinir ağları) sade bir
anlatımla sunması, geniş kitlelerin bu konulara merak duymasını teşvik
edebilir. Pandemi ve popüler kültür referansları (örneğin SARS-CoV-2 örneğiyle
bağlantısallığın açığa çıktığını anlatması[17]) çağdaşlığı yansıtır.
Bununla birlikte zayıf yanları da göze çarpmaktadır:
- · Akademik Derinlik Eksikliği: Kitap, teorik iddialarını ampirik verilerle kanıtlamaz. Örneğin “yaşamın enformasyon ağı” gibi metaforlar somut örneklerle ilişkilendirilmez. Parsons ve ark. (2018) gibi multi-disipliner çalışmaların tersine, Kılıç net bir metodoloji önermez[18][2]. Bu açıdan “bağlantısallık bilimi” terimi yerleşik literatürde tam karşılığı bulunmayan bir kavram olup, alanın halihazırdaki karmaşıklık teorisiyle nasıl kesiştiği belirsizdir.
- · Çoğulcu Alıntı ve Kaynak Sorunu: Kitap, akademik atıflardan çok söyleşi ve magazinsel anlatım içerir. Yazım tarzı popüler olduğu için kimi akademik okuyucuya bilimsel tutarsızlık gibi gelebilir. Örneğin Spinoza, Mevlana, Rumi gibi figürler üzerinden felsefi bağlantılar kurulurken bunlar güçlü mantıksal kanıtlarla desteklenmez[15][19].
- · Genelleme Tuzağı: Kılıç, insan sinir sistemi örneğini birey-toplum ilişkisinin analojisi olarak kullanırken aşırı genellemelere düşüyor. Tüm ağsal ilişkilerin “mekanik olmayan” sonuçlar doğurduğu iddiası, her zaman geçerli değildir (örneğin fiziksel kimyanın bağlamında hala mekanik yasalar çalışmaktadır). Complex sistemlerin davranışı öngörülemez olsa da, bazı mekanik modeller hâlâ başarıyla uygulanmaktadır. Bu eleştiriyi, Cárdenas ve ark. (2018) da Rosen bağlamında vurgulamıştır: karmaşıklık her zaman “bilinemezlik” anlamına gelmez, bazı büyük örüntüler modellemeye açıktır[5].
- · Yenilik Algısı: Kılıç’ın önerdiği “üçüncü metod” fikri aslında Otizmle bağdaşan biyolojide otopoiesis kavramı ve sistem düşüncesi ile örtüşmektedir[14]. Yeni sözcükler yaratmak yerine, var olan teorileri birleştirdiği söylenebilir. Bu bakımdan, temelde özgün bir bilimsel katkıdan çok, bilgiyi seferber eden bir anlatı oluşturduğunu söylemek mümkündür. Bu durum, kitabın hak ettiği akademik etkiden ziyade popüler yankı almasına yol açmıştır.
Karşılaştırma ve Tablo
Kılıç’ın kavramları, literatürdeki diğer çalışmalarla bazı benzerlikler
taşır; ancak terminolojisi ve vurguları farklılaşır. Aşağıdaki tabloda kitabın
dört temel konusu (bağlantısallık, bütünsellik, bilgi işleme sistemi ve
insan-yaşam ilişkisi) ile seçilmiş dört akademik kaynaktaki yaklaşımları
karşılaştırıyoruz. Tabloda Turnbull ve ark. (2018) bağlantısallık
kavramını karmaşık sistemlerdeki ağ yapısı olarak ele alırken, Cárdenas ve
ark. (2018) canlı organizmaları Rosenci karmaşık sistemler olarak işler. Hird
(2010) türler arası simbiyoz ve doğa/kültür bütünlüğünü vurgularken, Horn
(2008) karmaşıklık paradigmasının yeni bilim anlayışını ortaya koyar.
|
Kaynak |
Bağlantısallık (connectivity) |
Bütünsellik/Yeni Paradigma |
Yaşam – İnsan İlişkisi |
Bilgi / Epistemoloji |
|
Kılıç (2021) |
Bilgiyi işleyen tüm sistemlerin oluşturduğu ağlar; tüm varlıklar
ilişkidedir[3][12]. Bağlantısallık bilimsel
metodoloji olarak sunulur[11]. |
Parçaların toplamından öte bütün; Newtoncu determinizm eleştirilir[12][5]. Üçüncü bir
bilimsel yöntem önerilir[11]. |
Hayatın bilinen enformasyon ağı içinde insan, diğer canlılarla eşit
derecede yer alır. “İnsan yaşam için değil, yaşam insan için”dır[2]. |
Bilgi, bağlantılarla örülmüş bir ağ olarak görülür. Beyin yerine
yaşam tüm bilgiyi işler[3][2]. |
|
Disiplinlerarası bir kavram olarak bağlantısallığı, sistem
bileşenlerinin uzaysal/zamansal ilişkileriyle açıklanan bir dönüşüm aracı
olarak tanımlar. Kapsamı ekoloji, nörobilim, sosyal ağlar vb.’ni içerir. |
Çalışmada “karmaşık sistem” tanımı üzerinde durur. Kompleks sistemler
hiyerarşik, çok katmanlı ve emergent özelliklidir[21]. Mekanistik
modellere karşı birleştirici yaklaşımlar önerilir. |
Kapsama organik veya sosyal sistemler girer; insan-çevre etkileşimi
konu edilir. Doğa ve kültür ayrılamaz, sistemler arası etkileşimler
vurgulanır[21][7]. |
Ağ-temelli ortak araçlar tavsiye edilir. Kavramsal olarak yapısal
(structural) ve işlevsel (functional) bağlantısallık ayrımı yapılır[18][21].
İstatistiksel/hesapsal yaklaşımlar alt yapıdadır. |
|
|
Bağlantısallık terimi yerine komplekslik vurgulanır: Bir
sistem parçalarının toplamı olarak değil, kendini-yaratma (M,R) sistemleri
olarak görülür[5]. Parçalar arası
tüm etkileşimler önem taşır. |
Organizma=otomatik kendi yapısını sürdüren sistem. Hiyerarşi ve
“aşağıdan yukarı” nedensellik reddedilir; tüm bileşenler birbiriyle etkileşim
içindedir[5]. Schrödinger’in
karmaşıklık tarifine benzer şekilde “karmaşık canlı” tanımı öne çıkar. |
Türlerarası simbiyoz ile canlıların evrimsel ortaklaşması incelenir.
İnsan merkezcilik eleştirilir, canlılar arası eşitlik ve bütünlük ileri
sürülür (az çok önem). |
Bilgi işleme olarak yaşamın metabolik döngüleri vurgulanır. Canlı
organizmaların kapalı verimlilik (metabolic closure) yapısı ön plana
çıkar. Tek odaklı bilimsel metotların (yapboz-kafası analizlerinin) ötesinde
holistik modelleme savunulur. |
|
|
Ekonomik ve ekolojik sistemlerde bağlantısallık olarak çok geniş
yorumlanır. İnsan-sistem değil, ortak evrilen ağlar içinde tanımlama
önerir. Vahşi doğa ve toplum arasındaki sınırlar kaldırılır. |
Sosyoloji bağlamında ekoloji koalisyonu: doğa ve kültür ayrımı
anlamsız hale gelir. Çok öğeli etkileşim ve koevrim vurgusu, klasik
analizleri genişletir. |
“Simbiyotik topluluk” kavramı: İnsan da bakteriler, hayvanlar gibi
diğer türlerle karşılıklı ilişkidedir[13]. Bireycilik
reddedilir. İnsan-doğa ayrımı yerine ‘homo ekofagus’ yerine türler arası
birlikte var olma fikri benimsenir. |
Bilgi sosyolojik perspektifle ekoloji bütünleşmesi; Kantçı dualizm
eleştirisi yapılır. Bilimsel gerçeklik inşa süreçleri sorgulanır. Başka
“bilinç türleri”nin farkında olunması gerektiği ortaya konur. |
|
|
Bağlantısallık kavramı yerine karmaşıklık bilimi ifade edilir.
Karmaşıklık, klasik pozitivist paradigmayı sarsan yeni araştırma
yaklaşımıdır. Karmaşık sistem dinamiklerini anlamak için disiplinlerarası
yöntemler tavsiye edilir. |
Bilimde paradigmatik kayma: Kanıtsalcı (positivist) yöntemlere
alternatif olarak kendi içinde düzen gösteren karmaşık süreçlere odaklanır[8]. Niceliksel
bilimlere “nitelik bilimi” eklenir, kalite ve değişimi açıklayan yeni
teoriler benimsenir. |
Toplumsal sistemlerin doğayla birlikte evrimleştiğine dikkat çekilir.
Eğitim-araştırma pratiğinde statik modeller yerine dönüşümler ve bütünsellik
öngörülür. İnsan davranışları karmaşık ilişkilerin sonucu olarak algılanır. |
Bilgi üretimi için disiplinler üstü, hem kesinlik hem de yaratıcılık
gerektiren esnek yaklaşımlar önerir. Matematiksel determinizme dayanmayan,
empirikdeneyselin ötesinde bütünlüklü kavramlar geliştirilir. |
Zaman Çizelgesi
timeline
title
Entelektüel Etkiler ve Yayımlanma Dönüm Noktaları
1637 :
Descartes - Mekanik evren görüşü
1943 : Erwin
Schrödinger - *What is Life?* (Canlılarda kuantum ve fizik incelenir)
1974 :
Maturana & Varela - **Otopoiesis** kavramını ortaya attılar
1979 : James
Lovelock - *Gaia Hipotezi* (Dünya canlı bir bütün olarak algılandı)
1987 :
Francisco Varela - *Tree of Knowledge* (Biyolojik bilgi kuramı)
2005 : İnsan
Konnektom Projesi (insan beyni ağlarını haritalama girişimi)
2010 : Nobel
Ödülü - Kompleks Ağlar (Barabási ve Faloutsos çalışmaları)
2013 : Donna
Haraway - *Companion Species Manifesto* (İnsan-düşman ikilemi yerine “birlikte
varlık”)
2020 :
COVID-19 Pandemisi (Bağlantısallığın somut toplumsal etkisi)
2021 :
Türker Kılıç - *Yeni Bilim: Bağlantısallık, Yaşamdaşlık* yayımlandı
Sonuç ve
Gelecek Çalışmalara İlişkin Çıkarımlar
Türker Kılıç’ın Yeni Bilim kitabı, bilim ve felsefe tarihindeki
bütünsellik arayışlarının çağdaş bir versiyonudur. Kılıç, karmaşık sistemlerde
bağlantısallığın merkezi rolünü vurgulayarak insan-merkezci yaklaşımı sorgular[3][2].
Bu sayede ekolojik ve etik önemde bir “yaşamdaşlık” kültürünün gerekliliğini
ortaya koyar. Makalemizde gösterdiğimiz gibi, karmaşıklık ve ağ kuramı
bağlamında benzer fikirler literatürde mevcuttur[7][5].
Kılıç’ın katkısı, bu fikirleri Türkçe popüler kitleye ulaştırması ve kavramsal
yenilikler (bağlantısallık, yaşamdaşlık) üretmesidir.
Bununla birlikte, akademik geçerliliği artırmak için aşağıdaki öneriler
ortaya konabilir: (1) Ampirik Destek: Bağlantısallığın gerçekten tanımlı
sonuçları olduğunu göstermek için örneğin beyin ağları (İnsan Konnektom
projesi) veya ekosistem verileri üzerinden ampirik çalışmalar faydalı olabilir[21][5].
(2) Modelleme: Karmaşık sistemlerin davranışını simüle eden algoritmik
modellerle, öne sürülen bağlamsal hipotezler sınanabilir. (3) Vaka
Analizleri: “Yaşamdaşlık” kültürünün eğitime, yasama ve yönetim
pratiklerine nasıl uygulanacağı üzerine örnek uygulamalar geliştirilebilir.
Örneğin blokzincir teknolojisinin dikey iktidar yapılarını aşan bir ekonomik
model olduğu fikri[26]
deneysel olarak sınanabilir.
Gelecekte “bağlantısallık bilimi” daha spesifik disiplini içine alacak
şekilde gelişebilir. Örneğin “konnektom felsefesi” veya “sosyolojik ağ teorisi”
gibi alt alanlar öne çıkabilir. Kılıç’ın kitabı, ana akım akademiden ziyade
meraklı bilim okuru için bir pencere aralamıştır. Bu nedenle gelecek
çalışmalarda, konuyu daha derin inceleyen makaleler ve disiplinlerarası
projeler kurgulanması yararlı olacaktır.
Sonuç
Özetle,
Kılıç’ın Yeni Bilim kitabı insan zihninin ötesine bakmayı teşvik eden
bir çağrı niteliğindedir. Bağlantısallık ve yaşamdaşlık kavramları, bilim
tarihinde daha önce ele alınan holistik ve ekolojik anlayışlara eklemlenebilir.
Kitap, bilimsel argümanlardan çok sezgilere ve analojilere dayanırken,
karmaşıklık ve sistem düşüncesini popülerleştirme konusunda bir adım
sunmaktadır. Akademik düzeyde daha katmanlı ve metodolojik çalışmalarla bu
paradigmaya açıklık kazandırılabilir. Günün sonunda, Kılıç’ın vurgu yaptığı
gibi “insanın yaşam için olduğu” fikrinin derinlemesine tartışılması,
gelecek bilimsel ve toplumsal dönüşümlere zemin hazırlayacaktır[2][13].
Kaynakça
·
Cárdenas, M. L., Benomar, S.,
Cornish-Bowden, A. (2018). Rosennean complexity and its relevance to ecology. Ecological
Complexity, 35, 13–24.
·
Hird, M. J. (2010). Coevolution,
Symbiosis and Sociology. Ecological Economics, 69(4), 737–742.
·
Horn, J. (2008). Human research
and complexity theory. Educational Philosophy and Theory, 40(1),
130–143.
·
Kılıç, T. (2021). Yeni Bilim:
Bağlantısallık – Yeni Kültür: Yaşamdaşlık [“Beyin Nedir?”den “Yaşam
Nedir?”e Bir Bilim Serüveni]. Ayrıntı Yayınları.
·
Turnbull, L., Hütt, M.-T.,
Ioannides, A. A., Kininmonth, S., Poeppl, R., Tockner, K., Bracken, L. J.,
Keesstra, S., Liu, L., Masselink, R., Fang, X., Petrie, C., Parsons, A. J.
(2018). Connectivity and complex systems: learning from a multi-disciplinary perspective.
Applied Network Science, 3, 11. DOI:10.1007/s41109-018-0067-2.
·
Maturana, H. R., & Varela, F.
J. (1980). Autopoiesis and Cognition: The Realization of the Living.
Springer. (Varela, 1979; Maturana & Varela, 1980 olarak da alıntılanır)
·
Schrödinger, E. (1944). What is
Life? Cambridge University Press.
·
Lovelock, J. (1979). Gaia: A
New Look at Life on Earth. Oxford University Press.
·
Haraway, D. (2003). The
Companion Species Manifesto: Dogs, People, and Significant Otherness.
Prickly Paradigm Press.
·
Athenaum (2024). Kitap İnceleme:
Türker Kılıç’tan Bağlantısallık ve Yaşamdaşlık – “Beyin Nedir?”den “Yaşam
Nedir?”e Bilim Serüveni. (Çevrimiçi inceleme)[4][27].
·
Flaps Club (2020). Bağlantısallık
Biliminin İnsanlığa Etkileri – Türker Kılıç (Video Dökümantanı). (Çevrimiçi
içerik)[12][11].
[1] [2] [3] [6] [17] [26] “İnsanlara doğru olarak sunulanın gerçeklikle ilişkisi koptu” (Türker
KILIÇ ile Söyleşi) | Ayrıntı Dergi
[4] [27] Kitap İnceleme: Türker Kılıç'tan Bağlantısallık ve Yaşamdaşlık
https://www.athenaum.tr/p/baglantsallk-ve-yasamdaslk
[5] [22] Rosennean Complexity and its relevance to ecology - ScienceDirect
https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1476945X17300326
[7] [9] [18] [20] [21] Connectivity and complex systems: learning from a multi-disciplinary
perspective | Applied Network Science | Springer Nature Link
https://link.springer.com/article/10.1007/s41109-018-0067-2
[8] [25] James Horn, Human research and complexity theory - PhilPapers
https://philpapers.org/rec/HORHRA
[10] [11] [12] Bağlantısallık Biliminin İnsanlığa Etkileri – Türker Kılıç – Flaps
Club
https://flaps.club/baglantisallik-biliminin-insanliga-etkileri-turker-kilic/
[13] [23] [24] Coevolution, Symbiosis and Sociology - ScienceDirect
https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0921800908004746
[14] (PDF) Autopoiesis, Systems Thinking and Systemic Practice: The
Contribution of Francisco Varela
[15] [16] [19] Microsoft Word - YeniBilim.docx

Leave a Comment