Nostalji, Popülizm ve İyi Yaşam: Gandini’nin Zamanın Ruhu Nostalji Kitabı Üzerine İnceleme
Zamanın Ruhu Nostalji
Popülizm, Çalışma ve “İyi Yaşam” Üzerine
Özgün adı: Zeitgeist Nostalgia: On populism, work and the “good life”
Türkçesi: M. Gökhan Aslan
Yayıma Hazırlayan: Çiğdem Şentuğ
Kapak Tasarımı: Geray Gencer
Sayfa Düzeni: Semih Büyükkurt
1. Baskı, Aralık 2025
ISBN: 978-625-6896-38-3
144 s. / 2. Hamur / Ciltsiz / 13,5 x 19,5
Nostalji, Popülizm ve İyi Yaşam: Gandini’nin Zamanın Ruhu Nostalji Kitabı Üzerine İnceleme
Giriş
Alessandro Gandini’nin Zeitgeist Nostalgia: On Populism, Work and the “Good Life” (2020) adlı eseri (Türkçe çevirisi Zamanın Ruhu Nostalji – Popülizm, Çalışma ve “İyi Yaşam” Üzerine, çev. M. G. Aslan, 2025), günümüzde siyaset, ekonomi ve kültürde giderek belirginleşen bir olgu olan nostaljiyi odak noktasına koyar. Yazar, 2007–08 küresel ekonomik krizinin ardından Batı toplumlarında nostaljinin yeni “ruh hali” haline geldiğini savunur. Bu bağlamda, geçmişe dönük “ulusu yeniden büyük yapma” veya “kontrolü geri alma” vaatleri popülist söylemlerle iç içe geçmekte; nostalji, istikrarlı istihdam ve kitlesel tüketim temelli eski refah modelinin çöküşüne duyulan bir kolektif ağıt gibi işlev görmektedir. Gandini’nin amacı, bu “nostalji çağı”nı ortaya çıkaran toplumsal değişimleri, çalışma ilişkilerindeki dönüşümleri ve kuşaklar arası iyi yaşam arayışlarını sosyal teori ve ampirik gözlemler ışığında bütüncül biçimde irdelemektir. Bu çabası, akademik literatürü popüler kültür örnekleriyle harmanlayarak geniş okuyucu kitlesine çağımızın ruhunu anlamaya dair yeni bakış açıları sunmayı hedefler.
Gelişme
Nostalji Kavramının Günümüzdeki Sosyo-politik Rolü
Nostalji, tarihsel kökeni bireysel “eve dönüş özlemi”ne dayansa da günümüzde güçlü bir kolektif duygudur. Araştırmalar, nostaljinin toplumsal tehdit anlarında kimlik sürekliliği sağlamada işlevsel olduğunu göstermektedir. Bu duygunun kutsal ve otantik bir “eskiden” imgesiyle beslenmesi, toplumlara aidiyet hissi kazandırır. Öte yandan Mehmet Emin Satır’ın vurguladığı gibi, nostalji aynı zamanda şimdiki zamanın olumsuz senaryolarından kaçış aracı olarak propagandada etkin biçimde kullanılır. Yani geçmişin “iyi günleri”ni tekrar yaşama özlemi, siyasal liderlerin kitleleri ikna etmek için başvurduğu güçlü bir araçtır. Bu çerçevede, güncel kültürde hızla çoğalan retro-trendler, geçmişe dair popüler imajlar ve kolektif hafıza tekrarları (örneğin eski döneme ait televizyon dizilerinin veya müziklerin yeniden popülerleşmesi) nostaljinin toplumsal bir fenomen olarak ne kadar yaygınlaştığını gösterir. Nostalji böylece, hem toplumsal dayanışma duygusunu güçlendiren bir kültürel bağlam sunmakta hem de politik süreçlerde sosyal kimliği yeniden üretmek için zemin oluşturmaktadır.
Popülizmin Nostalji ile İdeolojik Bağı
Popülist hareketler güncel siyasal söylemlerinde nostaljiyi sıkça bir meşruiyet kaynağı olarak kullanırlar. Popülist liderler dünyanın dört bir yanında geçmişin altın çağlarına duyulan özlemi kışkırtarak kitlelere seslenmektedir. Örneğin Donald Trump’un “Make America Great Again” veya Brexit kampanyasındaki “Kontrolü Geri Alalım” sloganları, daha önce yaşanıldığı varsayılan daha otantik ve düzenli bir döneme dönüş vaadini taşır. Benzer şekilde Türkiye’de AKP’nin Osmanlı mirasına yönelik göndermeleri, Venezuela’da Bolivarcı söylemler ya da Macaristan’da Viktor Orbán’ın tarihi referansları, halkı geçmişin bir kurtuluş vaadiyle buluşturur. Ezgi Elçi’nin ifadesiyle nostalji, popülistlerin “halk yurdunu” inşa etmede kullandığı bir araçtır: “nostalji, saf ve otantik halkı tehlikeli öteki’lerden koruyan bir sığınak arama, eve dönüş arzusu olarak okunabilir”. Bu bağlamda, nostalji popülist söylemlerde kutuplaştırıcı bir unsur olarak da işlev görür; “biz”-“onlar” ayrımını derinleştirerek politik gerilimi yükseltir. Özetle, geçmişe duyulan özlem hem popülizme duygusal meşruiyet kazandıran hem de toplumsal çatışmaları yeniden üretmek için manipüle edilen bir ideolojiktir. Araştırmalar nostalji ile popülist tutumlar arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermiştir. Bu bulgu, Gandini’nin analizine paralel olarak nostaljinin popülizmin yükselişindeki kritik rolünü ortaya koyar.
Neoliberalizm Sonrası Çalışma Rejimlerinin Dönüşümü
Gandini, nostaljinin yükselişini açıklamak için çalışma dünyasındaki köklü değişimlere dikkat çeker. 20. yüzyılın ikinci yarısında kurulan refah rejiminde, iş güvencesi ve kitlesel tüketim halkın “iyi yaşama” ulaşmasının temel araçlarıydı. Oysa neoliberal politikalar ve küresel krizlerin etkisiyle bu geleneksel model çökmüştür. Savaş sonrası dönemin güvenceli emek rejimi yerini esnek istihdam biçimlerine ve güvencesiz çalışmaya bırakmıştır. Örneğin kadrolu yaşam boyu istihdam riski artmış; geçici, sözleşmeli ve kısa dönemli işler yaygınlaşmıştır. Bu dönüşüm, kitle tüketimine dayalı eski toplumsal düzenin yıkımını hızlandırmış, bireyler arasında geleceğe yönelik belirsizlikleri derinleştirmiştir. Neoliberalleşme sonrası çalışma dünyasında sermaye, rekabet ve verimlilik öncelikleriyle örgütlenirken, emek piyasası gitgide kuralsızlaşmış; bireyler daha fazla esneklik için geleneksel iş güvencesinden vazgeçmeye zorlanmıştır. İşte bu koşullar altında, geçmişin istikrarlı çalışma hayatı dönemi pek çok kişi için bir ütopya olarak nostaljik biçimde anılmaya başlanmıştır. Gandini’ye göre popülist söylemlerin gerisinde, bu eski iş dünyasının nostaljik bir şekilde canlandırılması arzusu yatar. Yani neoliberal sonrası dönemde yaşanan iş güvencesizliği, nostaljiye duyulan kolektif özlemi beslemiştir.
Dijital Çağda Emeğin Değeri ve “İyi Yaşam” Arayışları
Küresel ekonominin dijitalleşmesi ve otomasyonun yükselmesi de emek kavramını dönüştürmüştür. Gandini, bu bağlamda özellikle neo-zanaat (neo-craft) hareketlerine odaklanarak günümüz iş dünyasında anlam arayışıyla nostalji ilişkisinin ipuçlarını yakalar. Araştırmalar, farklı mesleklerden insanlar arasında, mekanik ve tekrarlı işlerden kaçmak yerine el emeğiyle, küçük ölçekli üretimle “anlamlı çalışma” arayışının arttığını göstermektedir. Örneğin bira üretiminden tekstil tasarımına kadar çeşitli alanlardaki yeni zanaatkâr girişimler, ürünün “nasıl” üretildiğine dair nostaljik bir hikâye anlatır ve bu sayede tüketicilerin ilgisini çeker. Gandini, neo-zanaat faaliyetlerinin sosyal medya profillerini incelediğinde, bu aktörlerin geçmişe dönüşü bir ilerleme olarak kurguladığını gözler önüne serer. Yani çalışanlar, aşırı dijitalleşmiş çağda kaybolan işi / yaratıcılığı geri getirmek adına, nostaljik bir imajla işlerini kutsallaştırmaktadır. Sosyal medya ve çevrimiçi platformlar, nostalji ile çağdaş tüketim trendlerini bir araya getirerek hem geçmişe özlem hem de daha sürdürülebilir, otantik bir gelecek umudunu aynı anda barındıran yeni bir kültürel imgelem oluşturmuştur. Bu şartlar altında genç kuşaklar, istikrarsız iş koşullarına karşı kendi “iyi yaşam” anlayışlarını yeniden tanımlamaktadır. Yine Gandini’nin tespit ettiği gibi, eskiye dönük zanaatkârlık arayışı bir yandan “anlamlı iş” beklentisini karşılarken, diğer yandan sürdürülebilirlik ve kalite arayışına yanıt arayan bir tepki olarak okunabilir.
Gandini’nin Analiz Yöntemi, Teorik Çerçevesi ve Kaynakları
Gandini’nin yaklaşımları disiplinlerarasıdır. Kitabı sosyoloji, siyaset bilimi ve kültürel eleştiriden beslenen bir yapıya sahiptir. Yöntem olarak, toplumsal kuramlar ile güncel gözlemler ve örnek olay incelemelerini bir arada kullanır. Kitabın Türkçesi yayınevi tanıtımında belirtildiği üzere eser, sosyal teoriler ve gözlemlerden, yazarın kendi deneyim ve karşılaşmalarından beslenen güncel araştırmalar temelinde kurgulanmıştır. Bu da eserin hem bilimsel literatürü hem de popüler kültür referanslarını harmanlayarak sunulduğunu gösterir. Dolayısıyla Gandini, nostaljiyi ele alırken klasik nostalji kuramlarıyla (örneğin Svetlana Boym’un restoratif ve yansıtıcı nostalji ayrımı) çağdaş popülizm literatürünü, çalışma sosyolojisini ve dijital emek eleştirisini iç içe geçirir. Analizlerinde popülist liderlerin söylemleri, medya metinleri, siyasal söylem ve zanaat hareketleri gibi çeşitli veri kaynaklarını inceler. Örneğin Jacobsen ve arkadaşlarının derlemesinde yer alan “Neo-Craft and Nostalgia” adlı bölümünde, Avrupa Birliği’ndeki neo-zanaatkâr girişimlerin sosyal medya içeriklerinin analiz edildiği görülmektedir. Bu perspektifle nostaljinin, salt geçmişin özlemi olmanın ötesinde, geleceğin inşası için seçici bir geri dönüş (Gandini’nin deyimiyle ileriye dönük nostalji) şekline büründüğü vurgulanır. Kitap ayrıca, Nick Srnicek gibi çağdaş siyaset-ekonomi araştırmacılarının çalışmaları başta olmak üzere, popüler kültür, ekonomi ve sosyoloji literatürünü de kaynak olarak kullanır. Kısacası, Gandini’nin analizi teorik olarak kültürel hafıza, kolektif kimlik, çalışma teorisi ve ütopya düşüncesi gibi zengin bir çerçeveye oturtulmuş; ampirik olarak ise metin analizi, gözlemsel örneklemeler ve güncel olay incelemeleriyle desteklenmiştir.
Kitabın Kültürel ve Politik Eleştiri Boyutu
Zamanın Ruhu Nostalji, kültürel ve siyasal alanda eleştirel bir harita çıkarır. Kültürel açıdan ele alındığında, nostaljinin tüketim ve yaşam biçimleri üzerindeki etkilerini tartışır. Örneğin, hipster zanaat ekonomisi bağlamında eski zanaat pratiğinin yeniden keşfi “ileriye dönük nostalji” olarak yorumlanır; bu kavram geçmişi sadece geri dönülen bir referans noktası değil, daha adil ve sürdürülebilir bir gelecek tasavvuru için esin kaynağı olarak kullanma eğilimini ifade eder. Bununla birlikte kitap, teknolojik ütopyacılık veya toplumsal muhafazakârlık şeklinde farklı nostalji kullanımlarını da eleştirir. Politik açıdan bakıldığında ise Gandini, popülist retoriğin geleceğe yönelik yatırım olarak sunduğu nostaljik söylemleri sorgular. Geçmişe dönüş vaatlerinin güncel toplumsal sorunlara çözüm olmayışını, bu bağlamda kitlelerin yaşadığı sınıfsal ve kuşaksal sıkışmışlığı nasıl perdelediğini ortaya koyar. Dolayısıyla eser, nostaljinin hem tüketim kültüründe hem de siyasal söylemde taşıdığı çelişkileri göstererek, çağdaş kapitalist toplumun eleştirisine katkıda bulunur. Frederick Harry Pitts’in de belirttiği gibi, kitap Brexit’ten Trump’a, “hipsterdom’dan” dijital ütopyalara dek geniş bir yelpazede günümüzün temel dinamiklerini hızlı ve aydınlatıcı bir şekilde ele alır. Sonuç olarak Gandini, nostaljiyi siyasal ve ekonomik eşitsizliklerin gölgesinde insanlara sunulan bir teselli olarak tanımlarken, aynı zamanda alternatif “iyi yaşam” tasavvurları üzerine düşünmeye zemin açar.
Sonuç
Alessandro Gandini’nin Zamanın Ruhu Nostalji adlı eseri, toplumsal belleğe ve tarihsel hayallere odaklanarak günümüzün popülist ve neoliberal dönüşümlerini yorumlamaya çalışan özgün bir incelemedir. Kitap, nostaljiyi salt duygusal bir fenomen olmaktan çıkarıp politik, ekonomik ve kültürel bir pratik olarak ele alır. Bu sayede hem siyasal neo-nasyonalizm hareketlerinin gerisindeki toplum mühendisliğini hem de yeni emek ve tüketim biçimlerinde beliren alternatif ütopyaları anlaşılır kılar. Gandini’nin vurguladığı gibi, toplumsal nostalji popülist söylemleri beslerken aynı zamanda kuşaklar arası farklılıkların da kaynağı olmaktadır. Kitabın düşünsel katkısı, nostalji kavramını merkezine alan bütüncül bir analiz sunmasında yatar. Güncel akademik tartışmalara yönelik etkisi, bu dönüşümün kültürel izdüşümlerine dair yeni perspektifler açmakta ve özellikle kültürel çalışmalar ile siyaset sosyolojisi kesişiminde özgün bir tartışma alanı oluşturmaktadır. Eser, ele aldığı konuların genişliği ve kullandığı çeşitli örneklerle zenginleştirilmiş olmasına rağmen (ki bu da metnin akıcılığını ve kapsayıcılığını artırır), 136 sayfalık kısa formatı bazı konuları yüzeysel bırakabilir. Yine de Gandini, her iki okuyucu kesimine de (hem akademik camiaya hem de genel ilgiye sahip kesime) hitap eden anlaşılır ve etkileşimli bir anlatımla çağımızın ekonomik-kültürel dinamizmlerini yorumlamıştır. Sonuç olarak, Zamanın Ruhu Nostalji kitabı, nostalji olgusu üzerinden popülizm, emek ve iyi yaşam sorgulamalarını bir araya getirerek, geç kapitalizmin temel paradokslarına ışık tutan değerli bir entelektüel katkı sunmaktadır.
Kaynakça
Gandini, A. (2020). Zeitgeist Nostalgia: On Populism, Work and the ‘Good Life’. Zer0 Books.
Gandini, A. (2025). Zamanın ruhu nostalji: Popülizm, çalışma ve “iyi yaşam” üzerine (M. G. Aslan, Çev.). Kolektif Kitap.
Jacobsen, M. H., Batcho, K. I., & Wilson, J. L. (Eds.). (2026). Exploring Nostalgia: Empirical Studies of Contemporary Experiences and Practices. Routledge.
Gandini, A. (2025). Neo-craft and nostalgia. In M. H. Jacobsen, K. I. Batcho, & J. L. Wilson (Eds.), Exploring Nostalgia: Empirical Studies of Contemporary Experiences and Practices (ss. 37–52). Routledge.
Elçi, E. (2023, 10 Kasım). Nostalgia and populism. The Loop (ECPR).
Elçi, E. (2022, 23 Ağustos). The politics of nostalgia and populism. Political Violence @ a Glance.
Satır, M. E. (2024). Siyaset ve nostalji: Geçmişin bir propaganda unsuru olarak kullanımı. Global Media Journal Turkish Edition, 15(29), 54–70.

Leave a Comment