Kutsal Otu Örmek (Braiding Sweetgrass): Yerli Halk Bilgeliği ile Bilimsel Bitki Bilgisinin Sentezi
Kadim Bilgelik, Bilimsel Bilgi ve Bitkilerin Öğretileri
Özgün adı: Braiding Sweetgrass: Indigenous Wisdom, Scientific Knowledge and the Teachings of Plants
Türkçesi: Ayşe Başcı
Yayıma Hazırlayan: Çiğdem Şentuğ
Kapak Tasarımı: Geray Gencer
Sayfa Düzeni: Semih Büyükkurt
1. Baskı, Kasım 2025
ISBN: 978-625-6896-37-6
528 s. / 2. Hamur / Ciltsiz / 13,5 x 19,5
Kutsal Otu Örmek (Braiding Sweetgrass): Yerli Halk Bilgeliği ile Bilimsel Bitki
Bilgisinin Sentezi
Robin Wall Kimmerer, Potawatomi
ulusundan bir botanikçi ve şairdir[1]. 2013 tarihli Kutsal Otu Örmek
kitabında, Batı biliminin ve Yerli bilgi sistemlerinin bakış açılarını bir
araya getirir. Kimmerer, çevresel sorunların çözümünde “hem Batı hem de Yerli
biliminin çoklu bilgi kaynaklarını” bir arada kullanmayı savunur[2]. Kitap boyunca geleneksel
tatlıotunun üç örgü ipliğini metafor olarak kullanır; bu üç iplik, Yerli halk
bilgisi, akademik botanik bilgisi ve yazarın kişisel deneyimidir. Üç örgülü
tatlıotun gücü, tıpkı bu yaklaşımların iç içe geçmesinde olduğu gibi “güçlü bir
bütün” oluşturur[3][4]. Bu bakış açısına Kimmerer bazen
“iki gözle görme” (two-eyed seeing) adını verir: Bizden istenen, dünyayı
yalnızca tek perspektiften değil, hem geleneksel ekolojik bilgeliği hem de
modern bilimi birleştirerek “iki gözle” görmektir[3][2].
Kimmerer’in yaklaşımı geleneksel
ekolojik bilgiyi (Traditional Ecological Knowledge – TEK) Batı bilimiyle eşit
değerli kılar. Ona göre Yerli epistemolojisi doğrudan doğadan öğrenmeye
odaklıdır; yani bilgi “biz doğayı öğreniyoruz” esasına dayanır, “doğayı
öğreniyoruz” değil[5]. Bu bilgi sistemi, doğa ve insan
arasındaki ilişkiyi sürekli sorumluluk ve etikle ilişkilendirir. Kimmerer, batı
terminolojisindeki “doğal kaynaklar” dilinin doğayı nesneleştirip sahiplenmeyi
çağrıştırdığını, oysa doğanın bize bir armağan olarak verildiğini vurgular:
“The language of natural resources suggests we own them, we deserve them,
whereas I want to remember that it’s a gift.”[6]. Buna göre bitki ve hayvanların
bilimsel incelemesi, onların bize sunduğu şükran ve sorumluluk duygusuyla
birlikte yürütülmelidir. Kimmerer ayrıca Batı biliminde sıklıkla ihmal edilen
ilişkisel bir anlayışı savunur: Toprağın, suyun ve bitkilerin kendi dilleri ve
yaşama biçimleri olduğuna işaret eder ve ekosistem sağlığının “denge, saygı ve
birlik” gerektirdiğini belirtir[7][8]. Yani bize düşen, doğayla iletişime
geçmek; her şeyi “insan olmayan canlılar” olarak kabul etmek ve bunlarla
‘akan-katkılı’ bir ilişkinin parçası olmak olacaktır. Kimmerer’in çalışması,
böylece modern botanik bilgisini, kadim toplulukların doğayla ilişki kurma
biçimiyle bütünleştirir[7][9].
Ekolojik Onarım, Çevresel Etik ve Doğayla Karşılıklı Bağ Kurma Pratiği
Kutsal Otu Örmek’te Kimmerer ekolojik
restorasyonu yalnızca çevresel bir onarım olarak değil, insan ve doğa
arasındaki kadim bir ilişkinin yeniden tesis edilmesi olarak görür. Kitaptan
bir alıntıyla ifade edersek: “What we contemplate here is more than
ecological restoration; it is the restoration of relationship between plants
and people.”[10]. Bu bakış açısına göre, bir yatağı temizlemek veya bir türü korumak
salt biyolojik bir işlem değildir; aynı zamanda bitkilerle yeniden karşılıklı
güven ve saygı temelinde buluşmak demektir. Kimmerer, doğa ile bu karşılıklı
ilişkide “Onurlu Hasat (Honorable Harvest)” diye adlandırdığı ilkeleri öne
çıkarır. Örneğin, bir yabani soğanı toplarken bitkilere önce izin sorulması
gerektiğini, izin verilmediğinde “cevabı dinlemenin” esas olduğunu vurgular[11]. O da uzun zaman aramış fakat izin sonuçsuz kalmıştır: “If you ask
permission, you have to listen to the answer.”[11].
Kimmerer, doğanın bir hediye ekonomisiyle işlediğini belirtir. Batı
ekonomik paradigmasıyla tezat olarak, doğal dünya artığı olmayan döngüsel bir
sistem işler; burada “para” yerine şükran temel değer olarak alınır. “Armağan
ekonomilerinin para birimi şükrandır” der[12] ve fazla kaynak sahibinin ihtiyacı olana vermesi beklenen karşılıklı
güveni tanımlar. Doğayı sömürmek yerine ona şükran duyup bakım sunmak esastır.
Kimmerer bunu güzel bir örnekle açıklar: Bugün süpermarketten vahşi sarımsak
(wild leek) satın alınması, bu bitkileri basitçe meta hâline getirmek demek
olurdu ve “vahşi canlılar, satılmamalıdır” görüşündedir[13]. Oysa geleneksel anlayış, insanla bitki arasındaki ilişkiyi
hediyeleşme ritüeli içinde ele alır. Kimmerer’e göre “Her gün bize hediyeler
yağar; bu hediyeler bizim için kalmamıştır, paylaşmak için gelmiştir.”[14]. Aldıklarımıza karşılık minnettarlıkla iş görmeli, doğaya verdiğimiz
zararları onarmalıyız. Bu “ilişkisel etik” yaklaşımında, insanlar doğayı sadece
metalaştırılan kaynaklar topluluğu olarak değil, yeryüzünün “akraba topluluğu”
olarak görür[8]. Hiçbir türü kendimizden üstün ya da alt gözetmeden, doğanın bize
sunduğu sayısız armağana şükran duymak esas alınır. Kimmerer, “‘Dünyanın her
köşesi bizden bir şeyler bekler; bugüne kadar Dünya bize her şeyi verdi. Biz
ona ne vereceğiz?’” sorusunu sorarak karşılıklı bir sorumluluk çerçevesi açar[15].
Öte yandan Kimmerer duygusal bir perspektifle “sevgi” ve “umut”u da ön
plana çıkarır. Çevresel yıkım ve biyoçeşitlilik kaybı karşısında korku yerine
şükran seçmesini öğrenir[16]. Bize “ancak şükranla koruma irademiz güçlenir” mesajını verir.
Doğanın bize sunduğu nimeti kabul edip “zeytin diliyle” alçakgönüllülükle
karşılık vermeyi telkin eder. Bu yolda ortaya çıkan ruhsal dönüşüm, bitkiler ve
hayvanların öğreticiliğiyle beslenen yeni bir çevresel etiği doğurur.
Kimmerer’in sözleriyle, doğanın ilk sözü “bize her şeyi verdi”, bizim işimiz de
bu hediyeyi geri döndürmektir[17][15].
Anlatı ve Şiirsellik ile Bilgi Aktarımı: Bilimsel Anlatının Kişisel ve
Kültürel Dille Buluşması
Kutsal Otu Örmek, sıradan bir bilim kitabı
değil; Kimmerer burada hem bilimsel hem kişisel anlatıyı şiirselliğe yakın bir
dilde harmanlar. O, bilim ve şiirin birbirini dışlamadığını göstermek için “science
and poetry can go together” şeklinde yorumlar, kelimelerle resim
çizercesine anlatır[18]. Kitapta geleneksel Potawatomi hikâyeleri, yazarın çocukluk anıları,
öğretmenleriyle diyalogları ve ekoloji dersleri bir arada yer alır. Mahin
Hamilton’un da işaret ettiği gibi, Kimmerer metni “güçlü bir şiirsel
üslupla” aktarmaktadır[4]. Yerli dillerde “teşekkür adresi” olarak adlandırılan törenlerin
tekrarı, doğa olaylarını birer mitolojik anlatıya dönüştürür ve okuyucuyu
anılara, ritüellere ortak eder. Örneğin, toprak ana temsiline dair bir mit,
kitabın girişinde yer alır ve Kimmerer’in dünyaya bakışını kökler. Bu
anlatılar, basit bilgi aktarmaktan öte, okuyucuyu “yerlilik” duygusu içinde
düşünmeye davet eder.
Kimmerer’in üslubunun bir diğer dikkat çekici yanı, kitabı parçalara
bölerek (her bölümde farklı bir bitkinin “öğretisi”) sunmasıdır. Böylece her
bitki öyküsü, hem bilimsel bilgi hem de kişisel anekdot içerir. Örneğin bir
“şeker ağacı” bölümü, hem ağaçların ekolojisi hem de çocuklukta şurup toplama
anılarıyla geçer. Yazdığı her paragraf, gün ışığında genişleyen bir manzara
gibidir. Bu sayede bilimsel kavramlar, okurun zihninde hayal edilebilecek
canlı, duygusal imgelerle pekişir. Hamilton’un da belirttiği gibi, kitap
“bilimsel tezleri kişisel ve kültürel anlatımla ustaca kaynaştırır”[19]. Kitabın doğa sevgisi ve şükran üzerine kurulu mesajı; şiirsel ton,
zengin metaforlar ve içten anekdotlar sayesinde yumuşak fakat kalıcı bir etki
bırakır.
Kimmerer’in Ekofeminist Yaklaşımlarının ve Doğayla İlişki Modellerinin
Felsefi Değerlendirmesi
Kimmerer’in yaklaşımı doğayı anaç bir varlık olarak algılayan
ekofeminizmle örtüşür. Örneğin “The earth, first among good mothers”
(Dünya, iyi anaların ilki) ifadesiyle insan ile doğa arasındaki ilişkinin
temeline “analık” ve “şefkat” motifini yerleştirir[17]. Colorado Review yazarı Bonner, bu satırları şöyle aktarır: “Dünya,
ihtiyaç duyduğumuz hediyeleri bize söylemeden veren iyi bir annedir”[17]. Kimmerer böylece doğayı, özveriyle her şeyi bize sunan bir anne gibi
resmeder ve ona karşı bizim de şükran ve koruma duygusuyla yanıt vermemiz
gerektiğini vurgular. Bu mitik bakış açısı, patriyarkal hâkimiyet yerine
“kutsal dişilik” kavramını çağrıştırır. Gerçekten de Kimmerer, Anishinaabeg
(Potawatomi/Mohegan) yaratılış miti olan Gökyüzü Kadını’nı (Skywoman)
anlatırken, doğayla ilk ilişkiyi kurtarıcı kuşlara bağlar: “Dünya’daki ilk
ilişki, Bakım ve Sorumluluktan ibaretti”[20]. Bu anlatı, insan-doğa ayrımını bulanıklaştırır; insanın doğanın bir
parçası olduğu ana fikrini öne çıkarır.
Kimmerer’in dilinde “hediye” ve “şükran” kavramları sürekli olarak
cenabet bırakılır. Örneğin e360 röportajında “doğal kaynaklar”
kavramının insan-merkezci bir söylemi yansıttığını, oysa bu kaynakları aslında
birer hediye olarak kabul etmemiz gerektiğini söyler[6]. Bu bakış, feminizmin “bakım ahlakı” anlayışıyla paraleldir: Doğa,
kapitalist tüketim paradigmasının aksine, sürekli içsel değere ve “harekete
çağıran sevgili bir anne” metaforuna sahiptir. Kimmerer’in önerdiği ilişki
modeli, insan üstünlüğünü reddeden, türler arası “ebeveyn-evlat” benzeri bir
bağdır. “Kan merkezli eşitlik” kavramından hareketle, hiçbir türün
diğerlerinden üstün olmadığını, herkesin refahının ortak bir sorumluluk
olduğunu savunur[8].
Bu felsefi duruş, Kimmerer’in ekofeminist olarak nitelenmesine yol
açar. O, doğa ile diyalog kurarken ataerkil dini ve bilimsel anlatıların
yerini, Amerikan Yerlileri’nin “ortaklaşa koruma ve bakiye” temelli evren
tasavvurlarına bırakması gerektiğini gösterir. Örneğin Adem ve Havva efsanesine
atıf yaparak, Havva’nın “doğadan kovulmuş” bir figür olduğunu; buna karşılık
Skywoman’ın dünyayı bereketle yaratan “hoşgörülü bir yaratıcı” figürü olduğunu
belirtir[21][17]. Bu bakış, kızıl derililere özgü dayanışmacı, cinsiyetçi olmayan bir
dünya görüşünü işler. Kimmerer, doğayı bir ana ve bizleri çocukları olarak
gören bu anlatılarla, modern çevresel krizin köklerinde yatan “kadın-doğa
ayrılığı”nı sorgular.
Kitabın Akademik, Çevresel ve Kültürel Söylem İçerisindeki Özgün Yeri
Braiding Sweetgrass yayımlandığı 2013’ten bu
yana ekoloji, çevrebilim ve beşeri bilimlerde etkileyici bir yer edinmiştir.
Milkweed Editions yayınevi, kitabın ilk on yıldaki etkisini anlatırken
milyonlarca adet satıldığını, 20 dile çevrildiğini ve üç yıl boyunca New
York Times en çok satanlar listesinde kaldığını belirtir[22]. Örneğin Mount Holyoke College, 2022 yılı “ortak okuma” kitabı olarak
Kimmerer’in eserini seçmiştir; yerli bilgelik ile modern bilimi birleştirmesi,
kampüs ders programlarına derinlemesine entegre edilmiştir[23]. ABD’de pek çok üniversite ve kurum Braiding Sweetgrass’ı müfredatına
almış, öğretmenler ve öğrenciler arasında geniş yankı uyandırmıştır.
Kitabın kültürel etkisi de büyüktür. Kimmerer’in çalışması, ırksal ve
cinsiyetçi birikimlerden arınmış, evrensel bir doğa sevgisini vurgulayan bir
çevre bilinci inşa etmiştir. Mary Evelyn Tucker’ın da işaret ettiği gibi,
Kimmerer halkı 21. yüzyıl çevre sorunlarına kendi “arka bahçelerimizdeki”
yaşama dair kadim öğretilerle yaklaşmaya davet eder[2][24]. 2022’de MacArthur Fellow seçilmesi ve Birleşmiş Milletler Genel
Kurulu’nda “Doğa ile İlişkimizin İyileştirilmesi” temalı konuşması, kitabın
entelektüel ve politik dönüşümlere ilham kaynağı olduğunu gösterir[25][24]. Özetle Braiding Sweetgrass, ekoloji literatüründe önceki
hakiki seslere yenilikçi bir ek getirir; yerli epistemoloji ve ecofeminist
öğretiler aracılığıyla, insan-doğa ilişkisinin yeniden tariflenmesini sağlar.
Kimmerer’in anlatısı, bilimsel bilgiyle kişisel ve kültürel hafızayı örerek,
çevrecilik söylemine derin bir şükran ve umut tonu kazandırmıştır.
Kaynakça: Kimmerer, R. W. (2013). Braiding
Sweetgrass: Indigenous wisdom, scientific knowledge and the teachings of plants.
Milkweed Editions; Hamilton, M. (2020). Woven ways of knowing. Open Rivers
(Fall 2020, No. 17); Bonner, A. D. (2015). Braiding Sweetgrass: Indigenous
wisdom, scientific knowledge and the teachings of plants [Review of the
book by R. W. Kimmerer]. Colorado Review; Tucker, M. E. (2025, February
18). Reciprocity: Rethinking our relationship with the natural world.
Yale Environment 360. Erişim:
https://e360.yale.edu/features/robin-kimmerer-interview[2]; Schueman, L. J. (2025, January 21). Weaving Indigenous and Western
science: Kimmerer’s vision for healing our relationship with nature. One
Earth. Erişim: https://www.oneearth.org/climate-hero-robin-wall-kimmerer/[26]; Becca. (2021, April 14). Braiding Sweetgrass is refreshingly more
than facts and figures. Greener Intentions. Erişim:
https://greenerintentions.com/braiding-sweetgrass-is-refreshingly-more-than-facts-and-figures/[10]; Milkweed Editions. (2023, September 20). Celebrating the
decade-long impact of Braiding Sweetgrass. Milkweed Editions Blog. Erişim:
https://milkweed.org/blog/celebrating-the-decade-long-impact-of-braiding-sweetgrass[22]; Mount Holyoke College. (2022). “Braiding Sweetgrass” is 2022’s
Common Read. Mount Holyoke News. Erişim:
https://www.mtholyoke.edu/news/news-stories/braiding-sweetgrass-2022s-common-read[23].
[1] [25] Dr. Robin Wall Kimmerer | Princeton University Public Lectures
https://lectures.princeton.edu/lectures/2024/dr-robin-wall-kimmerer
[2] [5] [6] [12] Reciprocity: Rethinking Our Relationship with the Natural World - Yale
E360
https://e360.yale.edu/features/robin-kimmerer-interview
[3] depts.washington.edu
https://depts.washington.edu/flame/mature_forests/pdfs/BraidingSweetgrassReport.pdf
[4] [9] [19] Woven Ways of Knowing | Open Rivers Journal
https://openrivers.lib.umn.edu/article/woven-ways-of-knowing-2/
[7] [8] [15] [26] Weaving Indigenous and Western science: Robin Wall Kimmerer’s vision
for healing our relationship with nature | One Earth
https://www.oneearth.org/climate-hero-robin-wall-kimmerer/
[10] [18] Braiding Sweetgrass is Refreshingly More than Facts and Figures -
Greener Intentions
https://greenerintentions.com/braiding-sweetgrass-is-refreshingly-more-than-facts-and-figures/
[11] [13] [14] [16] [17] Braiding Sweetgrass: Indigenous Wisdom, Scientific Knowledge and the
Teachings of Plants - Center for Literary Publishing
[20] [21] Transcript: ROBIN WALL KIMMERER on Indigenous Knowledge for Earth
Healing /35 — FOR THE WILD
[22] [24] Celebrating the decade-long impact of Braiding Sweetgrass | Milkweed
Editions
https://milkweed.org/blog/celebrating-the-decade-long-impact-of-braiding-sweetgrass
[23] “Braiding Sweetgrass” is 2022’s Common Read | Mount Holyoke College
https://www.mtholyoke.edu/news/news-stories/braiding-sweetgrass-2022s-common-read

Leave a Comment