Turgut Özakman'ın 'Atatürk: Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi' Kitabı Üzerine Akademik İnceleme


Atatürk Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi 



Turgut Özakman'ın 'Atatürk: Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi' Kitabı Üzerine Akademik İnceleme

Turgut Özakman’ın Atatürk: Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi Kitabının İncelenmesi

Giriş

Turgut Özakman’ın 1881–1938 Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi adlı eseri, Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumundan Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar uzanan dönemi kronolojik bir dizi halinde anlatan bir inceleme-derleme çalışmasıdır. Bilgi Yayınevi tarafından ilk kez 1995’te yayınlanan eser (yeniden basımı 2015) okuyucuya siyasal, askerî ve diplomatik gelişmeleri tarih sırasına göre sunmayı amaçlar. Eserin girişinde yazar, bu kitabı “kuru bir tarih çizelgesi” olarak değil; karşımıza “heyecanlı bir roman gibi” çıkaran bir anlatı üslûbu benimsediğini vurgular. Bu özellik, Özakman’ın daha önceki popüler tarihi eserlerinde (örneğin Şu Çılgın Türkler) de görülen romanî anlatım geleneğini sürdürdüğünü gösterir. Araştırmamızın amacı ise bu kronoloji kitabını akademik bir bakış açısıyla ele alarak yöntemini, kaynak kullanımını ve tarih yazımı içindeki konumunu değerlendirmektir. Özellikle kronolojik anlatım yaklaşımının tarih bilincine etkisi ve eserin diğer tarihî anlatılar (örneğin Atatürk’ün Nutuk’u veya modern tarih kitapları) ile karşılaştırılması incelenecektir.

Kronoloji Kitabının Tarih Yazımındaki Yeri

Tarih yazımında kronolojik yaklaşım, anlatı tarih için kaçınılmaz bir düzen sağlama biçimi olarak görülür. Serkan Gül’ün aktardığına göre, tarihçi geçmişi anlatırken olayları belirli bir sıralamayla düzenlemek zorundadır; bu anlamda kronolojik sıra, anlatının doğal iskeletini oluşturur. Geleneksel tarihçilikte olaylar adeta birer “olgu örgüsü” içinde ardışık biçimde sunulur; bu da okuyucuya süreci canlı bir şekilde izleme imkânı verir. Öte yandan, tek başına kronoloji salt olayların sıralanması anlamına gelmediği gibi, derin tarihî analiz sunmayı da gerektirmez. Tarihçilik eleştirmenleri, sadece tarihî olayları listeden ibaret bir anlatıya indirgemeyen analizî yöntemlerin de önemine dikkat çekmişlerdir. Örneğin, anlatı tarih içinde olayın ötesinde ekonomik, toplumsal veya kültürel etkenleri de hesaba katan modeller önerilmiştir. Buna rağmen, kronolojik düzen tarih öğretiminde ve temel tarihi referanslarda hâlâ merkezi bir rol oynar; okuyucu veya öğrenci için bir zaman çizelgesi niteliğindedir. Özakman’ın eseri de bilhassa öğrencilere ve genel okuyucuya yönelik bir kronoloji çalışması olarak, bu geleneği takip eder.

Özakman’ın Olaylara Yaklaşımı ve Kaynak Kullanımı

Özakman’ın kronoloji kitabında benimsemiş olduğu anlatım üslûbu, popüler tarih anlatısını andırır. Eserin tanıtımında yer alan ifadeye göre, kitap «bin türlü iç ve dış engeli … adım adım aşıp zafere ulaşan» bir mücadelenin öyküsünü, adeta “heyecanlı bir roman” kıvamında sunar. Bu yaklaşım, Özakman’ın tarihî olayları sade ve sürükleyici bir dille aktarmayı amaçladığını gösterir. Yazıda bazen Atatürk ve diğer önderlerin sözlerine de yer verilir; bunlar kitabı roman gibi kılma çabasıyla birlikte birer kaynak niteliği taşır. Eserin kapsamı geniş olup, kurtuluş süreciyle ilgili temel karar ve belgeler kronolojik sıraya eklemlenir. Kitapyurdu’ndaki tanıtım metninde, kitabın 1881–1938 dönemine ilişkin “devrimler, açıklamalar ve temel belgelerle devrim yasaları”nı içerdiği belirtilmektedir. Ayrıca, kronolojik anlatımdan ayrı olarak kitaba eklenmiş bir “Özet Kronoloji” bölümü (1911–1938 arası) de vardır.

Özakman’ın kaynak kullanımına baktığımızda, eserde bir kaynakça ve ekler kısmı görüldüğü ifade edilmiştir. Kitabın sonunda yer alan bu ek bölümde, kronolojide söz edilen olaylara ait anlaşmalar, telgraflar, konuşma metinleri gibi belgelerin özetlerine rastlanır. Yani yazar, doğrudan resmi kaynakları veya döneme ait orijinal dokümanları kronolojiyle uyumlu şekilde okuyucuya sunmaya gayret etmiştir. Bir başka deyişle, Özakman sadece kendi yorumunu değil, belgeler ışığında derlenmiş tarihî bilgileri aktarmıştır. Bununla birlikte eser tam bir akademik çalışma olmayıp, kaynak atıfları genellikle metin içinde verilmemiştir. Yine de eklerde temel belgelerin yer alması, kitabın bir anlatı tarih özelliği taşıdığını ve kolay erişilebilir bilgi sağlamayı hedeflediğini gösterir. Özakman’ın geçmiş çalışmalarında olduğu gibi (örneğin Kurtuluş Savaşı anılarına dayalı Şu Çılgın Türkler’te olduğu gibi), burada da amacı olayları yaşanmış birer destan gibi sunmaktır.

Kurtuluş Savaşı’nın Kronolojik Anlatımı: Siyasal, Askerî ve Diplomatik Gelişmeler

Kitapta Kurtuluş Savaşı dönemi, Mondros Ateşkesinin imzalandığı 1918’den Lozan Antlaşmasının kazanılmasıyla sonuçlanan 1923 yılına dek uzanan kapsamlı bir kronolojiyle ele alınır. Özakman, dönemin temel siyasal gelişmelerini (kongreler, kurtuluş hareketi, TBMM’nin açılması), askerî mücadelelerini ve aynı zamanda diplomatik hamleleri iç içe verir. Örneğin kitapta, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı bağımsızlık mücadelesinin başladığı nokta olarak yer alır. Bunun hemen öncesi olarak aynı gün (15 Mayıs 1919) Yunan işgalinin başladığı İzmir işgali ve Hasan Tahsin’in ilk kurşunu atması da kaydedilmiştir. İzmir’den sonra Amasya’ya geçen Mustafa Kemal’in Amasya Genelgesi’ni (22 Haziran 1919) yayınlaması, Türk milletinin bağımsızlık kararlılığına işaret eden önemli bir basamak olarak kronolojiye eklenir.

Örgütlenme aşamasında, 1919 sonuna dek Anadolu’da Erzurum (Temmuz–Ağustos 1919) ve Sivas (Eylül 1919) kongreleri ile bölgesel müdafaa-i hukuk cemiyetlerinin birleşmesi gibi gelişmeler ayrıntılı biçimde sıralanır. Ayrıca İstanbul Hükümeti’nin feshi ve misak-ı millî kararları, Kurtuluş Savaşı’nın meşruiyet zemini olarak kronolojiye girer. 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılması ile yeni bir siyasal otoritenin kurulması da eserde vurgulanan kilit bir tarihî dönemeçtir. Bu dönemin diplomatik görüntüsü de gözden kaçmaz: Örneğin 1920’de Gümrü (Gümüşhane) Antlaşması (2-3 Aralık 1920) ile Ermeni sınır sorunları barışçı yolla çözülmüş, 1921 Moskova Antlaşması (16 Mart 1921) ile Sovyet Rusya’dan, 1921 Kars Antlaşması (13 Ekim 1921) ile Ermenistan’dan beklenen destek alınmıştır. Bu anlaşmalar, Milli Mücadele’nin hem cephede hem masada kazanıldığının kronolojik kanıtları olarak sunulur.

Askerî cephede eserde I. İnönü Savaşı (10–11 Ocak 1921), II. İnönü Savaşı (23 Mart–1 Nisan 1921) ve Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos–13 Eylül 1921) gibi dönüm noktaları tarihlerle zikredilir. Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Büyük Taarruz, 26 Ağustos–30 Ağustos 1922) Dumlupınar Zaferi ile sonuçlanmış; ardından Mudanya Mütarekesi (11 Ekim 1922) ile Yunan ordusu teslim alınmış, Lozan Barış Konferansı’nın (20 Kasım 1922–25 Temmuz 1923) başlaması ve Antlaşma’nın imzalanması (25 Temmuz 1923) savaşın zaferle noktalanan son aşamaları olarak kronolojide yer alır. Dolayısıyla Özakman’ın anlatımı, Millî Mücadele’nin her ana evresini –cepheyle ilgili askeri çatışmalar kadar diplomatik anlaşmaları da içerecek şekilde– eksiksiz bir zaman çizelgesi halinde vermektedir.

Cumhuriyet’in Kuruluşu ve İnkılaplar Dönemi Kronolojisi

29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı ile yeni döneme girilince kronoloji devam ettirilir; bu aşamadan sonra yapılan inkılaplar dikkat çekici biçimde sıralanır. Örneğin 3 Mart 1924’te Halifeliğin kaldırılması, Cumhuriyet’in laik karakterine geçişin resmi başlangıcı olarak ele alınır. Aynı yıl 20 Nisan’da yeni anayasanın kabulü de hemen ardından gelen önemli bir gelişme olarak kaydedilir. İnkılapların tarihsel çizelgede nasıl izlendiğini vurgulamak için bir liste yapılabilir:

  • 29 Ekim 1923 – Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı (Ankara’da ikinci TBMM tarafından).
  • 3 Mart 1924 – Halifeliğin kaldırılması; böylece Osmanlı mirasından kopuşun formalizasyonur.
  • 25 Kasım 1925 – Şapka ve Kıyafet Kanunu’nun kabulü; giyim inkılabıyla toplumsal dönüşümün simgeleşmesi.
  • 26 Aralık 1925 – Miladî Takvim’in kabulü; Hicri takvimden Cumhuriyet takvimine geçiş.
  • 17 Şubat 1926 – Türk Medeni Kanunu’nun kabulü; hukuk inkılabında Batılı medeni kanun modeli benimsenmesi.
  • 3 Kasım 1928 – Harf İnkılâbı (Latin esaslı Türk alfabesinin kabulü).

Bu kronolojik liste, inkılapların sırasını ve tarihî bağlantısını özetler. Bu sayede okuyucu, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonraki ilk on yıl içinde yapılan tüm köklü değişiklikleri göz önünde tutabilir. Özakman’ın kronolojisi, inkılapların yayınlanma tarihlerine sadık kalarak her bir reformu millî mücadelenin doğal bir uzantısı olarak sunar.

Eserin Diğer Tarih Anlatılarıyla Karşılaştırılması

Özakman’ın kronoloji kitabı, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı hakkında yapılan diğer anlatı ve eserlerle karşılaştırıldığında farklı bir üslup taşır. İlk olarak, Atatürk’ün kendi konuşması olan Nutuk, zaman bakımından sınırlı (1919–1927 arası) olmakla birlikte, Millî Mücadele’yi bir lider perspektifiyle anlatan ünlü bir eserdir. Yapı Kredi Yayınları’nın Nutuk açıklamasına göre, Nutuk Milli Mücadele’nin olaylarını belge ve konuşmalar eşliğinde “kronolojik bir sırayla” sunar. Ancak Nutuk, aslında Mustafa Kemal’in bakış açısını yansıtan bir söylev niteliğindedir ve rivayet edilen olayları kendi yorumlarıyla birleştirir. Özakman’ın kronolojisi ise yazılı kaynaklardan derlenen tarafsız tarih bilgilere dayanır; öznel anlatı ve retoriğin ötesinde, mümkün olduğunca çok belge ve tarihî ayrıntıya yer verir. Örneğin Nutuk’ta yer almayan pek çok gündelik veya uluslararası olay, Özakman kronolojisinde sayılarıyla belirtilmiştir. Bu bağlamda, nutuk dâhî bir anlatı olarak değerlendirilirken, kronoloji kitabı daha çok ders niteliğinde bir başvuru kaynağıdır.

Benzer şekilde, modern akademik tarih çalışmaları daha analitik bir yöntem izler. Örneğin Andrew Mango veya Şerafettin Turan gibi tarihçiler Atatürk’ün hayatını ve Türkiye’nin kuruluş sürecini ele alırken, toplumsal dinamikler, ekonomi-politik faktörler ve ideolojik etkenler üzerinde dururlar. Bu çalışmalar, sadece olayları sıralamak yerine, sebep-sonuç ilişkilerini tartışır ve çok çeşitli kaynakları eleştirir. Özakman’ın kronolojisi ise doğrudan olayların tarihlerini verir; analitik çözümleme az, anlatım fazladır. Bu da eserin amaç kitlesi açısından bir tercihi olarak görülebilir: Tarih öğrencileri ve genel okuyucu için açık, kronolojik bir anlatım sunmak. Günümüz tarih bilincinde, kronolojik özetler giriş kitabı ya da ders malzemesi olarak değer taşırken; derin tarih araştırmalarında nedenler ve yorumlar sorgulanır. Bu anlamda Özakman’ın kitabı, Nutuk gibi birincil kaynakları destekleyen bir özet işlevi görür. Özetle:

  • Nutuk – Atatürk’ün liderlik anlatısını belgeleyen içsel bir tarihçe; daha çok söylev niteliğinde, sınırlı bir kronolojiye sahip.
  • Özakman Kronolojisi – Gerçekleşen tüm önemli olayı tarihsel düzenle sunan referans niteliğinde bir çalışma; daha geniş ve nesnel bir zaman çizelgesi.
  • Akademik Tarihler – Kuramsal çerçeveler ve analiz ile olguları bütünselleştiren eserler; kronolojiye ek olarak sosyo-ekonomik ve kültürel katmanlar ekler.

Bu karşılaştırmadan görüldüğü üzere, Özakman’ın kronolojisi okuyucuyu sadece olaylarla yüzleştirir; olayın “niçin” veya “nasıl” olduğu sorularını ayrıntılı yanıtlamaktan ziyade, tarihî süreci adım adım gösterir. Bu tercih, yeni tarih araştırmalarının yöntemleriyle birebir örtüşmese de, tarih eğitiminde yararlı bir derleme sunar.

Sonuç

Turgut Özakman’ın Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi kitabı, içerdiği geniş dönemsel kapsama ve kapsamlı kronolojisine dayanarak Türk Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi’ni öğrenmek isteyenler için önemli bir kaynak olma özelliğindedir. Kitabın avantajı, olayları net bir zaman çizelgesinde toplu halde sunmasıdır; bu sayede okuyucu, sıralı bir perspektifle Türkiye’nin geçirdiği dönüşümleri gözden geçirebilir. Öte yandan, eser akademik bir monografinin derinliğini bekleyenler için sınırlı kalabilir. Yazarın anlatımı zaman zaman destansı bir havaya bürünmekte, olaylar arasında yorumdan çok geçiş yapılmaktadır. Akademik açıdan değerlendirildiğinde, kronoloji kitabı, kaynakların listelendiği bir rehber niteliğindedir; kaynakça ve eklerle sağladığı belgeler tarihî bilinci destekler. Ancak daha kapsamlı analiz ve farklı tarihî yorumlar isteyenler, Özakman’ın yanı sıra uzman tarih kitaplarına başvurmak durumundadır.

Sonuç olarak, Özakman’ın kronoloji kitabı tarihî bilincin ilk adım taşı olarak işlev görür. Zengin kronolojisi ile hem Kurtuluş Savaşı’nın hem de Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin ana hatlarını bir perspektife oturtur. Akademik tarihçilikle karşılaştırıldığında yöntemi farklı olsa da, Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi, Türkiye tarihinde yüzleşilen zorlukların ve başarıların altını çizerek tarih bilincinin geniş kitlelerde pekişmesine katkı sağlamaktadır.

Kaynakça (APA)

  • Özakman, T. (1995). Atatürk: Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi. Ankara: Bilgi Yayınevi.
  • Gül, S. (2013). Anlatı Tarihi Üzerine Tartışmalar ve Yeni Yaklaşımlar. Karadeniz Araştırmaları, 38, 105–117.
  • Atatürk, M. K. (1927). Nutuk. Ankara: (15–20 Ekim 1927 Konferansı Yayını).
  • T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. (t.y.). Türkiye Cumhuriyeti Kronolojisi. Erişim adresi: Kültür Portalı kronoloji sayfası.
  •  


Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.