İlyas Topsakal'ın 'Kısa Dünya Tarihleri: Rusya Tarihi' Kitabı Üzerine Akademik İnceleme
Kısa Dünya TarihleriRusya Tarihi
İlyas Topsakal'ın 'Kısa Dünya Tarihleri: Rusya Tarihi' Kitabı Üzerine Akademik İnceleme
Giriş
İlyas Topsakal’ın 2022 yılında yayımlanan Kısa Dünya Tarihleri: Rusya Tarihi adlı eseri, Rusya tarihini ana hatlarıyla özetlemeyi amaçlayan bir çalışmadır. Yazar Prof. Dr. İlyas Topsakal, Samsun doğumlu olup Marmara ve İstanbul Üniversitelerinde akademik kariyer yapmış bir tarihçidir. Reading Üniversitesi’nde doktora sonrası çalışmalarını tamamlamış; özellikle Rus Çarlığı, Sibirya tarihi ve Türk-Rus ilişkileri üzerine çok sayıda yayın gerçekleştirmiştir. Topsakal, kitaptaki önsözde eserin “öncelikle Rusya tarihini ana hatlarıyla ortaya koymayı” hedeflediğini vurgulamaktadır. Üç ana bölümden oluşan kitap, Rusya tarihini “bir bütün olarak” ele almayı amaçlamakta ve bu bağlamda Rusça ve İngilizce birincil kaynaklar ile modern çalışmalara dayanarak kapsamlı bilgi sunmayı hedeflemektedir. Çalışmanın amacı, Rusya tarihine genel bir giriş niteliğinde olup, tarih araştırmacıları ve ilgilenen okuyucular için yararlı bir kaynak olmayı hedeflediği ifade edilmektedir.
Dönemsel Tasnifi
Topsakal’ın kitabı, kronolojik olarak üç büyük döneme ayrılmıştır. Birinci bölüm “Rusların Ortaya Çıkışı” başlığını taşır ve Slavların erken dönemi ile Kievan Rus’dan Roma’nım Oğlu Çarlığına (Romanovlar öncesi) geçişi inceler. Bu bölümde Doğu Slavlarının kökenleri, ilk devlet teşekkülü (Kiev Rus), Moğol istilası ve Moskova Knezliği’nin yükselişi anlatılmaktadır. İkinci bölüm “Rusya İmparatorluğu” adıyla 1689’dan I. Dünya Savaşı’na kadarki dönemi kapsamaktadır. Peter Büyük’ün batılılaşma reformlarından itibaren, Çarlık Rusya’sının kurumsal gelişimi, sınır genişlemeleri ve I. Dünya Savaşı’ndaki durum sıralı olarak ele alınır. Üçüncü bölüm ise *“Sovyetler Birliği Dönemi”*ni konu edinir ve Çarlık Rusya’sının yıkılışıyla başlayarak 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasına dek uzanır. Bu bölümde Bolşevik Devrimi, Lenin ve Stalin dönemi, II. Dünya Savaşı, Soğuk Savaş ve sonrasındaki milliyetçilik akımları gibi başlıklar bulunmaktadır. Kitabın dönemsel sınıflandırması, geleneksel tarih kronolojisine uyarlıdır; yani Çarlık öncesi dönem, Çarlık/İmparatorluk dönemi ve Sovyet dönemi başlıklarıyla düzenlenmiştir. Ne var ki, eser 1991 sonrası “modern Rusya” dönemini kapsamamaktadır; son bölüm 154. sayfada Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla sona ermektedir.
Tarihsel Olayların Yorumlanışı
Topsakal, tarihi olayları genel kronolojik akış içinde tarafsız ve özlü bir dille anlatır. Örneğin, 1904–1905 Japon-Rus Savaşı’nın Rusya’da yarattığı iç krizler ve 1917 Ekim Devrimi’nin sonuçları önsözde vurgulanmıştır: “1904-1905’te Japon-Rus Savaşı … Rusya’da yaşanan sosyal, ekonomik, politik kriz olmuştur. 1917 Ekim Devrimi’nin ardından iktidara gelen Bolşevikler, Çarlık Rus İmparatorluğu’nun yıkılmasına ve Sovyetler Birliği’nin kurulmasına sebep olmuştur”. Çarlık dönemi anlatımında örnek olarak I. Petro’nun Azak Seferleri ele alınabilir. Topsakal, 1695’te deneme maksatlı bir saldırıyla Azak Kalesi’ni ele geçiremediğini, sonrasında Don nehrine büyük tersaneler inşa edip 1696’da başarıyı kazandığını belirtir. Bu anlatımda, askeri akıl yürütme ve stratejik dönüşüm vurgulanarak olaylar kronolojik sıralanmıştır.
1917 Devrimi ve Sovyetler’in kuruluş döneminde ise Bolshevik hareketinin öne çıkan özellikleri dile getirilir. Leninizm dönemindeki temel adımlar özetlenirken Topsakal, Bolşeviklerin “Rus şovenizmine karşı sert bir politika” izlediğini ve Çarlık yönetiminin devrildiğini belirtir. Örneğin 7 Kasım 1917’de iktidarı ele geçiren Lenin ve yoldaşlarının Sovyetler Sistemini kurma süreci anlatılır; “Lenin’in önderliğinde 1917 yılının ekim ayında Çarlık Rusya’sının yönetimini ele geçirerek Rus tarihinde yeni bir dönemi başlatmıştır”. Burada konu, Rus tarihinin dönüm noktaları olarak tarafsızca aktarılmaktadır. Sovyetler Birliği dönemine ilişkin bölümlerde de II. Dünya Savaşı, Soğuk Savaş gibi kilit olaylar kronolojik ve açıklayıcı bir tarzda ele alınır. Yazarın yorumlarında, genelde ideolojik vurgu göze çarpmamakta; aksine Riasanovsky ve Leibman gibi akademik kaynaklardan aldığı bilgilere dayanılarak (kitap dipnottan Riasanovsky’yi atıfta bulunur) tarihsel gelişmeler anlatılmaktadır.
Yazarın Yaklaşımı ve Özgün Katkıları
Kitabın yazarı Topsakal, önsözde metodunu açıklayarak Rusça ve İngilizcedeki birincil kaynaklar ile güncel akademik çalışmaları temel aldığını belirtir: “Kitabımızda Rusça ve İngilizcedeki birincil kaynakları ve modern çalışmaları esas alıp kapsamlı bilgiler vererek, Rusya tarihini bir bütün olarak anlatmayı hedefledik”. Bu ifade, yazarın bilimsel bir yaklaşım benimsediğini ve klasik tarih anlatısını takip ettiğini göstermektedir. Çalışmanın özgün katkıları ise daha çok konunun Türk dünyası bağlamında ele alınış biçimine ilişkindir. Örneğin kitabın üçüncü bölümünde özel bir Sovyet-Türk İlişkileri başlığı açılmış (sayfa 111) ve ayrıca Sovyetlerin Orta Asya politikası ayrı bir alt başlık olarak incelenmiştir. Yani, Topsakal Rusya tarihine Türk bakış açısıyla ilgi göstermek suretiyle, bölgesel ilişkileri detaylandırmak istemiştir. Yazarın önceki çalışmaları Türk-Rus ilişkileri üzerine yoğunlaştığından, bu konuya verdiği önem rahatlıkla anlaşılabilir. Bunun yanı sıra, eserde bol miktarda Osmanlı ve Türk adı geçtiğini görüyoruz. Örneğin Petro döneminde Donanma ihtiyacından bahsederken “Osmanlı Devleti’nin Karadeniz’deki Azak Kalesi’ni almaya niyet etti” ifadelerine rastlanır. Bu tür ayrıntılar, sadece Rus tarihini değil, aynı zamanda Türk-Rus rekabetini de izler ve okuyucuya ek bakış açıları kazandırır.
Ancak kitabın genel yapısı “kısa tarih” niteliğinde olduğu için ayrıntılı analizlerden ziyade, kronolojik anlatı biçimini korumaktadır. Dolayısıyla Topsakal’ın özgün akademik katkıları daha çok yorumdan ziyade konu seçimi ve anlatım tarzındadır. Örneğin, bir Rus tarihçisinin klasik İskandinav kökenli varyan tezini tartışmamakta; onun yerine yerleşik anlatıyı esas alarak Slav kaynakları üzerinden öyküye devam etmektedir. Bu yönüyle, her ne kadar yazarın yorumlarına ideolojik bir yükün bulaştırılmadığı görülse de, Rus tarihinin Türk boyutlarına dikkat çekerek bir bakış açısı sunması özgün kabul edilebilir.
Diğer Akademik Kaynaklarla Karşılaştırmalar
Topsakal’ın anlatımına kıyasla, aynı döneme dair diğer kaynaklarda bazı farklı vurgular görülmektedir. Örneğin Akdes Nimet Kurat’ın Rusya Tarihi: Başlangıçtan 1917’ye Kadar adlı eserinde Osmanlı-Türk etkilerine daha belirgin bir ağırlık verilir. Kurat, önsözünde Çarlık Rusya’sındaki Türk-Moğol izlerine dikkat çekerek Rus topraklarının önemli bölümünün eski Türk coğrafyası olduğunu vurgular ve Rus aristokrasisinin bir kısmının köken olarak Moğol-Türk kökenli olduğunu belirtir. Kurat, bu nedenle “Rus tarihinde Türklerin rolleri büyük olduğunu kabul etmek zorundayız” şeklinde açık bir tespit yapar. Buna mukabil Topsakal, ana metinde benzer bir iddiayı ortaya koymamakta, daha nötr bir ton kullanmaktadır. Örneğin az önce aktarılan Azov Seferleri anlatımında Topsakal olayları Riasanovsky gibi klasik batılı kaynaklara dayanarak aktarırken, Osmanlı karşısında Rusya’nın denizaltına inme stratejisini anlatır. Hem Kurat’ın hem Topsakal’ın eserleri akademik otorite taşımakta, ancak Kurat’ın yaklaşımı daha ısrarlı bir Türk bakışı yansıtırken, Topsakal daha çok evrensel bir kronolojiye odaklanmaktadır.
Bir başka karşılaştırma noktası, modern kaynakların olay yorumu üzerindeki etkisidir. Riasanovsky ve Steinberg’in Rusya Tarihi (2011) gibi eserler genellikle liberal tarih perspektifindeyken, Kurat ve Topsakal gibi yazarlar Sovyet sonrası Türk dünyası perspektifinden de değerlendirmeler yapabilmektedir. Örneğin Lenin döneminde milliyetçilik politikasına ilişkin Topsakal’ın kullandığı “Rus şovenizmine karşı sert bir politika” tanımlaması, Leibman veya Riasanovsky’dan alınmış bir formül olabilir. Bu durumda, Topsakal’ın dil kullanımında Batılı akademi literatürüne yakınlık vardır. Bunlarla kıyaslandığında, küresel tarih kaynaklarında Sovyetlerin ulus politikası genellikle benzer şekilde ele alınır; örneğin Riasanovsky da Bolşeviklerin uluslararası bir perspektife ağırlık verdiğini yazar. Bununla birlikte Sovyetler’in iç milliyetçilik sorunlarını ön plana koyduğu bazı tarihçilerce vurgulanırken, Topsakal sadece süreci özetleyip ayrılıkçılık sorununa dahi kısaca değinir.
Özetle, Topsakal’ın Kısa Dünya Tarihleri: Rusya Tarihi kitabı, kapsamlı bir literatür taramasına dayansa da ana akım kronolojiyi izleyen genel bir anlatı sunmaktadır. Kurat gibi yazarlarla karşılaştırıldığında, Türk tarih bilinci bağlamındaki vurgular yönünden bazı farklar görülebilir. Topsakal’ın katkısı, geniş bir dönemsel perspektifi okuyucuya tek kaynakta özetlemesi ve özellikle Sovyet dönemi ilişkilerini içererek geleneksel öyküye yeni boyutlar eklemesidir.
Sonuç
Topsakal’ın Rusya Tarihi adlı çalışması, Rus tarihinin temel hatlarını özlü bir biçimde sunan bir incelemedir. Kitap, Slavin ilk ortaya çıkışından Sovyetler Birliği’nin yıkılışına dek uzanan süreci üç ana başlık altında toplamıştır. Yazar, bir girişim olarak bu tarihi anlatımı bir bütün olarak aktarmayı amaçladığını açıkça belirtmiş ve Rusça-İngilizce kaynaklardan yararlanıldığını ifade etmiştir. Anlatım tarzı akademik kaynaklara dayanan nesnel bir kronoloji olup, Sovyet sonrası dönemi de içermesi bakımından önemli bir boşluğu kapatmaktadır. Bununla birlikte Türkiye’de Rusya tarihine ilişkin benzer çalışmalarla kıyaslandığında, Topsakal’ın kitabı özellikle Türkiye’deki tarih okuyucularını hedefleyen özet ve ulaşılabilir bir kaynak niteliğindedir.
Kitabın tarihsel anlatıya katkısı, Rusya tarihini bütüncül bir tasnif içinde sunması ve Sovyet-Türk ilişkileri gibi Türkiye ile ilgili boyutları ele almasıdır. Bu anlamda, akademik niteliği yüksek bir derleme olarak değerlendirilebilir. Ancak çalışmanın özlü formatı nedeniyle derinlemesine tartışma ve analize yer verilememiştir. Dolayısıyla eser, daha çok tarih öğrencileri ve genel okuyucu için bir başvuru kaynağı olarak görülebilir. Kaynakçada yer alan çeşitli çağdaş akademik eserlerden yararlanılması, kitabın güvenilirliğini artırmaktadır. Sonuç olarak Topsakal’ın Kısa Dünya Tarihleri: Rusya Tarihi eseri, Türk tarih araştırmaları literatürüne katkı sağlayan kapsamlı bir özet anlatı olup, Rusya tarihinin temel çizgilerini veren bir referans çalışmasıdır.
Kaynakça (APA Stilinde)
- Kurat, A. N. (1987). Rusya Tarihi: Başlangıçtan 1917’ye Kadar. Ankara: Türk Tarih Kurumu.
- Riasanovsky, N. V., & Steinberg, M. D. (2011). Rusya Tarihi: Başlangıçtan Günümüze (F. Dereli, çev.). İstanbul: İnkılap.
- Topsakal, İ. (2022). Rusya Tarihi: Kısa Dünya Tarihleri. İstanbul: Ötüken Neşriyat.

Leave a Comment