David Bueno’nun Ergen Beyni Kitabının Akademik İncelemesi
David Bueno’nun Ergen Beyni Kitabının Akademik İncelemesi
David Bueno’nun El cerebro del
adolescente (Türkçesi: Ergen Beyni, çevirmen Aylin Çetinkaya) adlı
eseri, ergenlik dönemindeki beyin gelişimini bilimsel bir yaklaşımla inceler.
Kitabın temel argümanları, ergen beyninin sinaptik yeniden örgütlenme
(budama) süreci, plastiğe açık olması, ödül sisteminin artan
duyarlılığı, prefrontal korteksin geç olgunlaşması, geciken
melatonin salınımı gibi nörobiyolojik özellikler ışığında ergen
davranışlarını anlamaya odaklanır. Bu çalışmada kitabın bibliyografik bilgileri
doğrulanmış ve bölümlere göre ana temalar özetlenmiştir. Ana iddialar
literatürdeki son bulgularla karşılaştırılarak her tema derinlemesine ele
alınmıştır. Örneğin, ergenlikte sinaptik budamanın etkisi (verimlilik artışı)
konusunda akademik çalışmalar kitap ile tutarlıdır (González Reyes, 2025).
Uykudaki geç melatonin salınımı ve sirkadiyen ritim değişiklikleri NIMH gibi
sağlık kuruluşlarınca da onaylanmıştır (NIMH, 2023). Ayrıca risk alma ve ödül
duyarlılığı konuları “çift sistem modeli” çerçevesinde ele alınırken, bu
modelin sınırları da tartışılmıştır (González Reyes, 2025). Kitabın güçlü
yönleri açıklayıcı örnekler ve nöro-eğitim odaklı öneriler içerirken, bazı
bilimsel karmaşıklıkları basitleştirebildiği eleştirisi yapılmıştır.
Doküman devamında her tema başlığı
(örneğin “Beyin Gelişimi”, “Sinaptik Budama ve Plastisite”, “Risk Davranışı”,
“Uyku ve Kronoritim”, “Eğitim Uygulamaları”, “Ruh Sağlığı”) altında yüksek
lisans düzeyinde literatür taraması sunulmaktadır. Her bölümde anahtar
bulgular, kuramsal yaklaşımlar ve güncel çalışmalar (şayet mevcutsa
Türkçe/İspanyolca kaynaklı) ele alınmış, tablo ve diyagramlarla
desteklenmiştir. Ayrıca metin içinde kaynak gösterimi (Yazar, Yıl) formatı
kullanılmış, yazı sonunda Türkçe referanslar listelenmiştir.
1. Kitabın
Bibliyografik ve Yapısal Özellikleri
David Bueno i Torrens’ın yazdığı El cerebro del adolescente:
Descubre cómo funciona para entenderlos y acompañarlos adlı kitap, 2022
yılında Grijalbo yayınevi tarafından İspanyolca olarak yayımlanmıştır (ISBN
978-84-253-6135-7). Türkçe çevirisi Ergen Beyni başlığıyla Pegasus
Yayınları tarafından 13 Ağustos 2025’te yayımlanmış, Aylin Çetinkaya tarafından
çevrilmiştir (İlk baskı 2025, ISBN 978-625-410-594-4). Eser, 320 sayfa (Türkçe
baskıda 280 sayfa) uzunluğunda, aile-okul ilişkileri bağlamında ergen nörobilişini
ele alan popüler bilim niteliğinde bir çalışmadır[1][2].
Kitap birkaç ana bölümden oluşur: ergenlik beyni ile ilgili genel
bilgiler; “metamorfoz” benzetmesi çerçevesinde sinaptik yeniden örgütlenme;
ergenlikte üçlü beyin sistemi (duygusal amigdala, ödül devreleri, prefrontal
korteks) ve bunların asenkron olgunlaşması; günlük yaşamdan örnekler (oda
düzensizliği, enerji, uyku ritmi); stres ve anksiyete altı çizilir. Eğitimci
önerileri ve okul ortamı uygulamalarıyla son bulur[3][4].
Yazım dili akıcı ve anekdotlar içerir, bu yönleri kitabı geniş kitleler için
erişilebilir kılar (Aguilar, 2025).
2. Ergenlikte Beyin
Gelişimi ve Metamorfoz
Ergenlik dönemine sıklıkla “beynin ikinci büyük pencere” gözüyle
bakılır. Bebeklik sonrası hızlı sinaptogenez ve ilk çocuklukta yoğun sinaps
üretiminden sonra, ergenlikte yeniden düzenleme (poda/budama) süreci devreye
girer[5][6].
UNICEF’e göre ergenlikte beynin “tam anlamıyla güncelleme” aşamasındadır;
sinaptik budamalar sayesinde gereksiz bağlantılar temizlenir ve uzmanlaşma
artar[7][6].
Bueno da ergen beynini bir çeşit “metamorfoz” süreci olarak betimler;
bağlantıların yarısı kadarının silinmesi, diğerlerinin güçlendirilmesiyle
“kaotik” ama verimli bir beyin altyapısı gelişir[6][5].
Nöro-görüntüleme çalışmaları, ön beyin (prefrontal korteks)
olgunlaşmasının 25 yaş civarına dek sürdüğünü göstermiştir (Arain vd., 2013;
Sinclair vd., 2014). González Reyes de ergen beyninde iki temel olgunlaşma
süreci tanımlar: sinaptik budama ve miyelinizasyon (aksiyon potansiyellerini
hızlandıran yağımsı kılıf artışı)[8].
Pratikte bu, algı ve hareket sistemlerinin erken, soyut akıl yürütme
merkezlerinin geç olgunlaşması demektir[9][10]. Bu
asenkronik gelişim, çocukluktan yetişkinliğe geçişte duyguların ve dürtülerin
mantıktan önce gelme eğilimini açıklar; ergenler sık sık “duygusal” yanıt verir
çünkü beyinleri ön korteks kontrollü düşünmeden önce limbik sistem tarafından
yönlendirilir[9][11].
Tablo 1: Kitapta belirtilen bazı iddialar ve literatürdeki karşılığı
|
Kitap İddiası |
Nörobilimsel Kanıt (Kaynak) |
|
Ergenlikte sinaptik budama artar: Ergenlikte
kullanılmayan sinapslar “budanır”[6]. |
Ergenlikte sinaptik budama beyin verimliliğini artırır; birçok
çalışma, ergenlik döneminde sinaps sayısının yarıya indiğini ve bağlantıların
optimal hale geldiğini göstermiştir[5][8]. |
|
Prefrontal korteks yetersiz olgunlaşır:
Planlama, kontrol ve karar merkezleri 20’li yaşlarda tamamlanır[12]. |
MRI incelemeleri, sinir ağlarının arka-ön yönde olgunlaştığını,
prefrontal korteksin 25 yaş civarına kadar gelişimini sürdürdüğünü ortaya
koymuştur (Arain vd., 2013; Sinclair vd., 2014)[12][13]. |
|
Ergenler risk alıcıdır: Ödül sistemi çok
aktif olduğu için yeni deneyimlere eğilimli (evolüsyonel adaptasyon)[14]. |
“Çift sistem” modeli; limbik sistem (ödül/duygular) erken
olgunlaşırken, kontrol sistemi geç olgunlaşır, bu da risk davranışlarını
açıklar (Arain vd., 2013). Ayrıca güncel hesaplamalı çalışmalar dopaminin
belirsizlik ve öğrenme sinyali olarak işlevini vurgular[9][15]. |
|
Uyku ritmi geçer: Melatonin geç salgılanır,
ergenler geç yatar-geç kalkar[16]. |
Araştırmalar, melatonin seviyelerinin ergenlerde daha geç gece yarısı
civarında zirve yaptığını doğrulamıştır. Bu nedenle birçok ergen 23:00
sonrası uykuya dalmakta, sabahları uyanmakta zorlanmaktadır (NIMH, 2023)[17][16]. |
Bu tablo literatür bulgularını özetler: Kitap ile uyumlu olarak,
akademik kaynaklar ergenlik döneminde beyin reorganizasyonunun ve geç uyku
döneminin varlığını onaylamaktadır (González Reyes, 2025; NIMH, 2023).
3. Sinaptik Budama ve
Plastisite
Sinaptik budama (synaptic pruning), kullanılmayan nöral bağlantıların
yaşama dönemi boyunca azaltıldığı bir süreçtir. Çocuklukta aşırı üretilen
sinapsların yaklaşık %50’si, ergenlikte budanarak verimli yapı kalır[5][8]. Bu biyolojik
olgunlaşma, öğrenilmiş bilgilerin pekişmesi ve beyin enerjisinden tasarrufla
ilişkilendirilir. Bueno kitabında da budamanın “kayıp değil
optimizasyon” olduğunu vurgular[18]. Literatürde
budama, plastiğin (yeniden örgütlenebilirliğin) bir yönü olarak
değerlendirilir. Ergen beyindeki plastisite, hem budama hem de yeni sinaps
üretimini içerir; örneğin ilgi alanına göre öğrenme ile yeni bağlantılar
kurulurken, kullanılmayanlar kırpılır (synaptic refinement)[19][8].
Bu süreçte miyelinizasyon da devam eder; aksonları çevreleyen miyelin
kılıf artışı, bilgiyi hızla iletir ve beyin performansını yükseltir[8]. Bunun
sonucunda, ergenlik sonunda beyin daha özelleşmiş ve daha düşük enerjiyle
çalışan bir hal alır. Ancak budama aynı zamanda geçici duygusal dengesizliklere
yol açabilir: bağlantıların hızlı değişimi dikkati ve ruh halini etkileyebilir.
Örneğin, Bueno’ya göre poda döneminde ergenler kolayca odaklanamayıp
duygusal iniş çıkışlar yaşayabilir (poda döneminin “kaos” etkisi)[18]. Bu
nörobilimsel gerçek, öğretmenlerin ergenlere esneklikle yaklaşmasını
gerektirir.
Kuramsal çerçeve: Sinaptik budama,
evrimbilimsel bir bakış açısıyla da yorumlanır. Geçsinaptogenez (sinaps aşırı
üretimi) ve sonrasında budama evreleri, beynin öğrenmeye açık kalmasını sağlar.
Çift sistem modeli (dual-sistem model) bu temayı genişletir: Ergenlikte
limbik sistem ve ödül devresi erken olgunlaşırken, prefrontal korteks geç kalır
(Arain vd., 2013; Steinberg, 2008). Dolayısıyla sinaptik reorganizasyon,
adaptif öğrenmeyi destekleyen evrimsel bir strateji olarak görülür[14][20]. Yeni
araştırmalar ise bu modelin dopaminerjik mekanizmaları basitleştirebildiğini,
risk davranışının bazen yararlı bir “keşif” eğilimi olduğunu ileri sürmüştür
(González Reyes, 2025).
4. Ergen Beynindeki
Fiziksel ve Duygusal Değişiklikler
4.1. Prefrontal Korteks ve
Özdenetim
Prefrontal
korteks (PFC), planlama, akıl yürütme ve dürtü kontrolünden sorumludur.
Nörolojik kanıtlar PFC’nin ergenlik boyunca olgunlaşma sürecinde olduğunu
gösterir (yaklaşık 25 yaşa dek)[12]. Bu nedenle
ergenler çoğu zaman “düşünmeden tepki verme” eğilimindedir. NIMH’ye göre bu
dönemde prefrontal aktivitenin nispeten düşük olması (amigdaladaki yüksek
duyarlılığa kıyasla) yaygın bir durumdur[21]. Kitap da
bunun ergenlerde “kontrol yeteneğinin henüz tamamlanmamış olması” ile
ilişkili olduğunu açıklar[22]. Bu durum,
öğretmenlere ergenlerin sabırsız ve sorgulayıcı tutumlarını beyinlerinin henüz
tam olgunlaşmamış olmasına bağlama konusunda yol gösterir.
4.2. Amigdala ve Duygu İşleme
Amigdala ve diğer
limbik yapılar, duygusal tepkileri düzenler. Ergenlikte bu sistemler hızlı ve
yoğun yanıt verme eğilimindedir. Kitapta “amigdala hiperreaktif” olarak
tanımlanan bu durum, öfke ve kaygı patlamalarını açıklar[23]. NIMH de
ergenlerde limbik sistemin “duygusal beyinin” güçlü aktif olduğunu vurgular
(Eğitim ve arkadaş etkileşimleri ön plandadır)[24]. Dolayısıyla,
ergenler olayları mantıktan çok hisleriyle algılar; örneğin sosyal dışlanma
fiziksel acıya benzer aktifliği tetikleyebilir (UNICEF, 2020)[25]. Bu sinirbilimsel
gerçek, okul ortamında empati ve sabır gerektiren bir pedagojik bakış sunar.
4.3. Ödül Sistemi ve Riskli
Davranış
Ergenlikte
dopaminerjik ödül sistemi ve nucleus accumbens (mükâfat merkezi) yüksek
aktivite gösterir. Kitapta “ödül sistemi sobreactivado” (aşırı aktif)
olarak tanımlanan bu durum, yeni deneyimlere yönelik arzu ve anında tatmin
arayışını açıklar[26]. NIMH’nin
belirttiği gibi ergenlikte sosyal faydalar risk alma motivasyonunu artırabilir:
Akran ilişkileri ödül algısını güçlendirir, potansiyel tehlikeler gölgede
kalabilir[24][11].
Neurokonuyla ilgili son çalışmalar ise, ergenlerin belirsiz durumlarda
normalden daha yüksek dopamin tepkisi verdiğini göstermektedir (França &
Pompeia, 2023). Bu bakış, risk davranışını patolojik yerine adaptif öğrenme
mekanizması olarak yorumlar[27][9]. Özetle,
ergenler tehlikeyi değil, öğrenmeyi önceliklendirebilir; yetişkinlerse bu
süreçte doğru rol modeli olmalıdır (Bueno, 2022).
5. Uyku, Sirkadiyen Ritim ve
Sağlık
Ergenlerde sirkadiyen ritim kayması yaygındır: Melatonin hormonu daha
geç saatlerde salgılanır ve sabah salınımı gecikir[16][17]. NIH
tablosuna göre bu, ergenlerin gece geç yatmasına ve sabahları uykulu kalmasına
yol açar (NIMH, 2023)[17]. Bu
biyolojik değişim okul başlangıç zamanlarıyla çatışabilir; ertesi sabah
bilişsel performans düşer. Ayrıca yeterli uyku almayan ergenlerde dikkat,
hafıza ve duygudurum bozuklukları artabilir. Literatürde artan uykusuzluk
oranının ergen depresyon ve anksiyete riskini yükselttiği bulgulanmıştır
(Carskadon, 2011; Tarokh vd., 2016). Kitapta da çocuk ve ergenlerde uyku
eğitiminin (düzenli yatma saati, ortam ışığı kontrolü gibi) önemi vurgulanır. “Ergenlerin
beyni sabahları yarım gaz çalışır” ifadesi, erken okula başlatmanın
verimsizliğine dikkat çeker[16]. Sonuç
olarak, okul politikaları (örneğin geç başlangıç saatleri önerisi) ve aile
rehberliği uyku hijyenine vurgu yapmalıdır.
6. Eğitim
Uygulamaları ve Klinik İlişkiler
Kitabın özgünlüğü, nörobilimsel bilgileri doğrudan eğitim ortamına
aktarmaya odaklanmasındadır. Öğretmenler için geliştirilen öneriler üç ana
başlıkta toplanır: duygusal destek, örnek olma ve tespit/özgüvenlendirme[28]. Bu
tavsiyeler, ergenin güvensizlik hissettiği anda mesafe koymak yerine yakınlık
göstermeyi, tutarsız çocuk yerine öğrenme sürecini temel almayı içerir. Ayrıca
sınıf içi biyoloji ve sosyal çalışmalarla ergen beyin konularının işlenmesi,
nörobilimsel farkındalığı artıracak projeler (örneğin “ergen beyni infografiği”
tasarımı) önerilmektedir[29].
Literatürde, böyle “nöro-eğitim” yaklaşımları sınıf dinamiklerini
iyileştirdiği, aile-öğretmen işbirliğini güçlendirdiği yönünde ön bulgular
mevcuttur (Tokal, 2024; UNESCOföre, 2022).
Psikososyal destek açısından, Ergen Beyni ailelere ve
eğitmenlere empati temelli bir dil sunar. Örneğin, ergenin huzursuzluğunun
genetik ve çevresel birçok faktörle ilişkili olduğunu belirtir; bu da aile içi
suçluluk ve çatışmayı azaltabilir. Ayrıca ergen ruh sağlığı çalışmaları,
stresin beyin üzerindeki nörolojik etkilerini gösterdiğinden (örneğin
prefrontal korteksteki glukokortikoid reseptör aktivitesinin artışı[30]),
öğretmenler “stres yönetimi”ni eğitim müfredatına ekleyebilir. Okullarda
psikolojik danışmanlık, duygusal beceri eğitimi ve psikolojik ilk yardım
kitleri, Bueno’nun da dolaylı olarak önerdiği “güvenli ortam” yaratma
stratejileriyle uyumludur[31][32].
7. Kitabın Güçlü ve Sınırlı
Yönleri
Bueno’nun kitabı, bilimi canlı örneklerle birleştirmesi ve genel
kanıları nörobilimsel çerçeveyle sınaması bakımından başarılıdır. Eserde
kullanılan “kasırga tezahürü” benzetmeleri, karmaşık beyin değişimlerini akılda
kalıcı kılar. Ayrıca ergen sorunlarına soğukkanlılıkla yaklaşması ve onları
“tıbbi bir sorun” değil “evrimsel adaptasyon” olarak tanımlaması (örn. “Adolesanlık
bir hastalık değil, dünyaya uyum stratejisidir”) eleştirel bir bakış sunar[14]. Kitabın
pedagojik kimliği, öğretmen-cehalet yerine bilgi arttırmayı hedefler; örneğin
“bu davranış onun suçu değil, beyninin işi” gibi ifadelerle suçlayıcı dilden
kaçınır[33]. Bu
yaklaşım çok sayıda eğitimci ve ebeveyn tarafından olumlu karşılanmıştır[34][35].
Öte yandan bazı sınırlamalar da tartışılabilir. Kitapta popüler bilim
üslubu olduğundan her iddiaya bilimsel künye verilmemiştir; bu yüzden okuyucu
dikkatli olmalı ve akademik kaynaklarla karşılaştırmalıdır. Bazı eleştirmenler,
sinirbilimsel bulguları eğitim ortamına uygularlarken bireysel farklılıkları ve
sosyo-kültürel değişkenleri göz ardı edebileceğini belirtmiştir. Örneğin,
“çocuklarımız ergenken hep aynı şikayetler” savını öne sürmek, zaman zaman
beynin doğası yerine stereotiplere yaslanabilir (Nike de Aristoteles ve
Sokrates alıntısı[36]). Ayrıca çift
sistem modeli gibi yaygın teoriler, ergen riskini fazla genelleyici biçimde
açıklayabilir. Son yıllarda bu modelin dopamin mekanizmalarını basitleştirdiği,
ergenliğin dönemsel ve bireysel değişkenlikler gösterdiği savunulmuştur[20].
Dolayısıyla Bueno’nun oldukça iyimser ve fırsatlar vurgulayan bakışı, kimi
araştırmacılarca aşırı pozitif bulunabilir. Kısaca, kitap bilimsel bilgiler
verip öneriler sunsa da bu bilgilerin mutlak gerçek değil, güncel bilimsel
anlayış kapsamında ele alınması gerektiği vurgulanmalıdır.
8. Gelecekteki
Araştırma Soruları ve Uygulamalar
Bu incelemenin ışığında, ergen beyniyle ilgili yanıtlanmamış birçok
soru kalmaktadır. Örneğin, çevresel etmenler (aile-destek, sosyoekonomik
durum, dijital medya) ile beynin fizyolojik gelişimi nasıl etkileşir?
Nöroplastisiteyi arttıran pedagojik yaklaşımlar (örn. öğrenmede oyunlaştırma
veya artan fiziksel aktivite) nasıl tanımlanır? Ayrıca bireyler arası farklılıkları
ele alan çalışmalar (genetik yapı, stres toleransı) çoğaltılmalıdır. Bir başka
çalışma alanı da uzun vadeli takiplerdir: Ergenlikteki stres veya
travmanın beyin gelişimi üzerine etkisi hangi nörogörüntüleme yöntemleriyle
gösterilebilir? Eğitim bağlamında ise hangi müfredat değişiklikleri ergenlerde
akademik performans veya psikolojik iyi oluşu destekler?
Pratik uygulama önerileri arasında, yaş farklarını gözeten eğitim
sistemi (ör. ergenlere yönelik esnek öğrenme saatleri), öğretmen
eğitiminde nöro-edebiyat (öğretmenlerin ergen beyni hakkında eğitimi), aile
eğitim programları (ergen davranışlarına nörobilim perspektifinden
yaklaşmak) yer alabilir. Klinik olarak ise erken ruh sağlığı taramaları
(ankesiyete, depresyon semptomlarını ergenlikte izleme), stres yönetimi
terapileri ve mindfulness gibi beyin temelli teknikler önerilebilir. Bu sayede
hem okul hem sağlık hizmetleri ergenlere destek sağlayabilir.
9. Sonuç
David
Bueno’nun Ergen Beyni eseri, ergenliğin temel nörobiyolojik süreçlerini
geniş kitlelere erişilebilir biçimde sunarak nöro-eğitim literatüründe önemli
bir yere sahiptir. Bu inceleme, kitabın anahtar temalarını derinlemesine ele
almış, modern bilimsel bulgularla karşılaştırmıştır. Son on yıldaki
araştırmalar, Bueno’nun birçok iddiasını doğrularken (örneğin geç uyku,
asenkron beyin olgunlaşması) bazı genellemelerin aşırı basitleştirici
olabileceğine de işaret etmiştir (risk davranışı tartışması gibi). Güncel
literatür, ergen beyninin hem kırılganlıklarını hem de öğrenmeye açıklığını
vurgulamaktadır (NIMH, 2023; González Reyes, 2025). Eğitmenler, bu bilgileri
kullanarak öğrencilerine empati ve bilimsel öngörülerle yaklaşabilir, sağlık
profesyonelleri ise erken müdahaleler tasarlayabilir.
Sonuç
olarak Ergen Beyni, ergenliği nörobilimsel bağlama oturtma çabası
açısından değerli bir kaynak olsa da, okur her zaman ek akademik kaynaklarla da
beslenmelidir. Gelecekte bu alanda genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi,
nöroplastisite-teşvik stratejileri ve kültürler arası farklılıklar gibi konular
üzerine daha fazla araştırma yapılması, hem bilimsel hem de uygulamalı zemini
zenginleştirecektir. Özellikle okul ve aile içinde nöro-bilimsel eğitim
programlarının etkinliğinin incelenmesi, ergenler için daha iyi destek
mekanizmaları geliştirilmesine yardımcı olabilir.
Kaynaklar
Bueno,
D. (2022). El cerebro del adolescente: Descubre cómo funciona para
entenderlos y acompañarlos. Grijalbo.
Bueno, D. (2025). Ergen Beyni (Çev. A. Çetinkaya). Pegasus Yayınları.
NIMH – ABD Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü. (2023). El cerebro de los
adolescentes: 7 cosas que usted debe saber[37][38].
González Reyes, M. (2025). Dopamina y cerebro adolescente: por qué buscan
riesgos y cómo entenderlos. Fundación Convivencia[12][9].
UNICEF Uruguay. (2020). ¿Cómo se desarrolla el cerebro de un adolescente?[39][25].
Aguilar Piñeiro, A. (2025). “El cerebro en metamorfosis: adolescencia como
etapa biocultural”. Proyecto Simbiosis (Web).[6][40].
NIMH ve UNICEF kaynakları bilgilendirme amaçlıdır; diğer referanslar
doğrudan akademik ya da resmi yayınevlerine dayanmaktadır.
|
|
[1] [34] El cerebro del adolescente | David Bueno | Casa del Libro
[2] Ergen Beyni (David Bueno) - Fiyat & Satın Al | D&R
[3] [4] [6] [14] [16] [18] [22] [23] [26] [28] [29] [31] [33] [35] [40] Reseña del libro El cerebro del adolescente, de David Bueno – Proyecto
Simbiosis
[5] [19] Poda neuronal: qué es, características y enfermedades asociadas
https://psicologiaymente.com/neurociencias/poda-neuronal
[7] [10] [11] [25] [39] ¿Cómo se desarrolla el cerebro de un adolescente? | UNICEF
https://www.unicef.org/uruguay/crianza/adolescencia/como-se-desarrolla-el-cerebro-de-un-adolescente
[8] [9] [12] [15] [20] [27] [30] Dopamina y cerebro adolescente: por qué buscan riesgos y cómo
entenderlos
[13] [17] [21] [24] [32] [37] [38] El cerebro de los adolescentes: 7 cosas que usted debe saber -
National Institute of Mental Health (NIMH)
https://www.nimh.nih.gov/health/publications/espanol/el-cerebro-de-los-adolescentes-7-cosas
[36] Ergen Beyni (David Bueno) Fiyatı, Yorumları, Satın Al - Kitapyurdu.com

Leave a Comment